37
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1880
Okunma

Anla
Şiir, yetim çocuk
Okşadıkça başını
Gülümser yüzüne
Hani gülmekte yakışıyor
Mısralar düştükçe düşlerimize
Karışıyor hüzün sırlı yüzüne
Söyle bana
Ya öteki yüzün ayna
Vur kırılsın buzdağı gözlerin
Kurumuş dallara
Saklanma
Yaslanıp yaşlanılan selvi
Haydi çık dışarı
Sobelenmedi hayat
Bir iki üç diyemeden
Sustu körebe
Kaç taşı üst üste koysan
Konuşur dağ gölgesi
Düşer sezgiler imgelere
Ağır aksak düz telgraf tellerine
Ki kalmadı kuşlar semada
Süzüldü birer birer
Uçurtmanın kuyruğundan hayaller
Aç avuçlarını bir gül konsun
Belki zaman bir nebze sevgi kokar
Aldırma
Bizden değildi
Hiç olmadı kendi kadar
Daha küçüktü, yazacaktı
Kalem mi üşüdü
Dışarda mı kaldı şair
Diyemedi
Suskular hep beni seçer
Konuşmak ne haddine
Sen aymaz kahkaha
Dur hele olduğun yerde
Yılmaz kelam, yıkılmaz kalem
Dokunursa hecelere
Ayrıksı güneşin gölgesi üstünden geçer
Ezilir korkular
Avazı bir adım önde
Yenilenir türküler
Dokunur kemanın teline
Boşver bir kez de arabesk çalsın
Alsın nağmeleri gece koynuna
Haydi kaldır başını, bak ay/baharda
Gülümsüyor şiire.....
Fergül
Ocak / 2008