29
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2726
Okunma
susma
çığlık olur gülüşler
sis giyinir
is kokulu nefes karanlığında
sinsi gölgeler
kısalır gün
budanır zeytin dalları ince ince
karalar bileğlenir
vurulur al güller
kan sızar ak yüzüne
sahipli ses /siz renkler
bakımlı ellerde maşa
sahip oynaşır alev mavisiyle
yollara set
duvarlar yükselir
ay ışığı hüküm verir, kırılır kalem
sadağından çıkan ihanet
boşalır yaydan
bedenlerin orta yerinde
yüreğinden vurulur güneş-i sadakat
yurtlu düşler
esiri, yurtsuz sözlerin
satır arası kelimelerle kan/ar
hece hece kıyılır seviler
yaldızlı saraylarda
semiren salyalı ihanetler
şakşaklar önünde dolu / n / ay
güneşi söndürme gafletinde
bir lokmanın kırk yıl hatırını
sokak köpekleri de bilir
geceyi ve sessizliği
yırtar tiz sesleri
biliyor musun
o yüzden
“it ürür kervan yürür”
ben güneş
sen ay
kısıyorsam ateşimi
birkaç saniyeliktir gölgeliğin
çekilince bulutlar önümden
toprağım yine beslenir
her kızıl damla bir beyaz gülden!...
28.11.2006
Fergül
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.