0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1255
Okunma

Süzülen sözyaşlarının sıfatsız kalmışlıklarının
Yüreğindeki doğuya esen kuzey rüzgarına
Sonbaharda dökülen ince sızı yapraklarına
Kurumuş dallarında mezarının başında.
Ettiğin dualarında ezbere vedalarında
Ellerine vurduğun kilitlerin dilinde olan lal
Söyleyemediklerim sözlerimde
Acılarımın gamlarında kasvetleştiği
Alacakaranlık dünyasız yarınsız kalan
Sisli dar sokaklarında ah ah
Of of der güler geçermisin.
Yoksa sabahsız bir sonbaharda
Asileşmiş dalgalarınla tokat gibi
Deler geçermisin denizin dibinde vurgunları
Yaşamak için kilitlenmiş elini açarmısın
Kurumuş laleleri gözbebeğinin içinde
Yaşatırmısın.
Mezar taşına adım soyadım
Sen ben ve ve neyse der geçermisin
Tevekkül edip sarıp sarmalarımısın
Virane paramparça çatlak olmuş
Ellerinle toprağımı kazarmısın.
Ayrılıkların çanları çalsada ıssız bedeninde
Adım adım yaklaştığın sonsuzluğun evresinde
Masmavi gökyüzünde süzülen beyaz bulutta
Ela gözlerinde beni saklarmısın.
Acımasın yanmasın bedenin sonbaharın
Eşsiz esen deli rüzgarında ayrılıklar
Şehrin dumanlı sokaklarında izin kaybolmasın
Dökülmüş kalıntı evimizde ayrılıklar yankılanmasın
Kimse bilmesin görmesin duymasın.
Ayrılık şarkıları hiç çalmasın ah ah ah ayrılık demesin
Kristallenmiş küçük cümleleri dilin söylemesin
Bedenim senden sen benden ayrıldık
Kasvetli gecede adı olsun ayrılık... 12.08.2013 Hesnam AsiTürk
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.