4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1250
Okunma
Bir nur ikliminde seyahat ettim
Yusuf’u yürürken gördüm bu gece.
Hürmetle seslenip yanına gittim
Dünyama gülleri ördüm bu gece.
Atılıp satılmış bunlar bir yana
Ağlamış babası hem kana, kana
Güzel bir sabırla çıkmış tavana
Başımı sırlara yordum bu gece.
Ayrılık yakıcı, Yakub’u yakmış
Yusuf olanlara ibretle bakmış
Büyük bir ateşten kurtulup çıkmış
Uzun hikâyeyi sordum bu gece.
Mısır’a bir sultan olmuş da yine
İtimat etmiyor asla nefsine
Züleyha bin pişman yaralı sine
Olanı çepçevre sardım bu gece.
Kıtlık var kardeşler Mısır’a gelir
Onlar bilmez Yusuf onları bilir
İster Bünyamin’i onlar da verir
Ben de o illere vardım bu gece.
Yakup ağlayarak gözlerden olur
Derdine çareyi sabırda bulur
Gömleğin sırrıyla kalkıp doğrulur
Onunla çemberi yardım bu gece.
Hikâye mutlu bir sonla biterken
Yusuf ölümünü istiyor erken
Bu da ne, nasıl iş; herkes gülerken
En güzel hayalî kurdum bu gece.
CEYHUNİ en güzel hikâye bitti
Yusuf hem Müslüman hem Salih gitti
Bizlere gerçeği işaret etti
İhlâsla divana durdum bu gece.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.