1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1462
Okunma

ANNEME MEKTUP-3
Bilmem bu kaçıncı mektubum sana anne!
Kaçıncı kez yüreğimi kanatıyorum hasretine!
Burcu burcu yüreğimde tütüyorsun
Sana olan hasretim kat be kat artıyor anne
Aldığım nefeslerin hayrını görmeyeyim ki,
Hasretin benzemiyorum hiçbir hasrete,
Herkesten daha çok özlemişim seni anne,
Söyle anne söyle!
Memleketin nesini özleyeceğim ki?
Beni kim bağlayacak o taş yığınlarına kim?
Ya da sokakta oynayan çocukların
Cıvıl cıvıl seslerine kim gönül kabartır?
Benim sevgimden habersiz yetimlere
Kim anlatacak seni çok özlediğim için ağladığımı?
Yüreğimdeki hüznü kim paylaşacak?
Menfaatsiz kim kucak açacak bana anne?
Senin olduğun yerde özlenmeye layık kim var anne kim?
Hani insan birine aşık olur da terk etmez sanırsın ya!
Beni dostlarım bile terk etti anne!
Yüreğim bir ceylanın yüreği gibi ürkmekte
Düşman gibi yakamı bırakmıyor yalanlar
Gün be gün eriyorum, bitiyorum tükeniyorum anne...
Hani sen demiştin ya bir gün bana
Ben senden önce öleyim...
Ben seni dinlerdim usulca boşluğa bakarak
Ve ben senden önce öleyim dediğimde
Yaşlar yağmur gibi akmıştı yanaklarından boynuma
Her sana benzeyen bir sima gördüğümde
Koşup ellerine sarılasım geliyor anne
Azarları bile tatlı geliyor kulağıma
Hadi oradan velet nereden annen oluyorum.
Sırf senin hatırın için anne
Sarılıyorum ellerine...
Bu gurbet ellerde
Kıymetini daha çok anladım anne
Hani çocukken bana demiştin ya
Oğlum büyüyecek adam olacak diye
Yıllar ne de çabuk geçiyor anne
Saçlarımda aklar var şimdi
Leylalar mecnunlar başta olmak üzere
Her şey değişiyor tükeniyor bitiyor
Ama sana olan sevgim
Asla değişmedi, tükenmedi,bitmedi anne
Ah anne ah…
Bir görsen buraları
Evladından utanırdın saf yüreğinle
Sen de olmasan
Çoktan kim vurduya giderdim hain gözlere
Öfkeme hakimsem seni düşündüğümdendir anne
Yüreğin yanmasın diye
Kulağıma o yumuşak sesin geldikçe
“aman ha oğul aman
Eyvallah ediyorum kanı beş kuruş etmeyen
Şehir eşkiyalarına süslü güzellere
Bela uzaklaşıyor kendiliğinden…
Hiçbir nasihatini unutmadım
Hani bir seferinde demiştin ya
“düşmanına sert dostuna yumuşak ol diye
Her sözün bir altın gibi saklı yüreğimde
Dara düştüğümde
Hızır gibi yetişiyor anne
Sabretmeyi o şefkatli yüreğinden öğrendim
Yüreğimiz bir canımız bir anne
Sırf senin için katlanıyorum bu zalim gurbete
Firar edesim geliyor yüreğim daraldığında
Ansızın kapıyı çalıp
Ben geldim demeyi ne çok istiyorum anne
Yaptığın o pilavın tadına bakmak,
Yanında soğan ekmek ve ayran
Tadına doyulmazdı bir türlü
Marifet pilavda mıydı yoklukta mıydı?
Yoksa senin yanında olmakta mıydı?
Bilmiyorum anne
Az kaldı anne bitecek bu acılarımız
Umutlarım duan gibi hep yüreğimde saklı
Önümde dağ gibi duran engelleri aşacağım bir gün
Beklemediğin bir gün de sana geleceğim anne
Bambaşka heyecanlar sarmakta hüzünlü yüreğimi
Yarın sana geleceğim belki anne
Yolum uzun bir korku var içimde
Görmeden son bir kez
Ya öpemesem o pamuk ellerinden
İşte o zaman bir kez daha ölümüm
bir kat daha artar hasretim anne
Artık ağlamayacak o nurlu gözlerin
Yas tutmayacak dertli yüreğin
Bitecek acılara dair ne varsa
Cennet kokacak o çatlamış ayakların
Umut yağacak o nasırlı ellerine
Dünde kalmış ne varsa acılara ait
Unutacağız anne unutacağız…
Sarılırken ellerimiz.
Bildiği tek bir şey var
Yüreğim her daim sana koşuyor anne
Bekle beni gerçekte düşte bekle beni
Bu hasret bitecek bir gün
Bitecek anne biz bitmeden…
Ahmet Teker
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.