1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1001
Okunma
Ne bu kalabalıklar? Gidiyor sağa, sola
Savrulan dolap gibi, bir an vermeden mola
Bende onlardan biri dönüyor mihverinde
Son sürat yol alıyor duramıyor yerinde.
Kimi işin farkında dolduruyor sermaye
Boş değil bu hengame, diyor, görüyor gaye
Azığını alıyor heybesine pürtelaş
Gayretle çalışıyor daim veriyor savaş
Sade kendine değil ışık saçıyor arza
Misk-ü amber dağıtan çiçek açıyor arza.
Ya çoğunluk öyle mi? Hilkatinden bihaber
Ümit kesmiş, kül ile savruluyor beraber
Muazzam aklı, fikri göremiyor gerçeği
Kendisini sanıyor insanlığın meleği
Ne hayrı var kendine, ne çevreye yanan mum
Bacadan tüten duman, kıymetsiz kara kurum.
Garibi bu muazzam yaratılış boş değil
Telef etme kendini düşün üstüne eğil
Şu perişan hallinin düşme peşinden gitme
Huzurdan tart olunup dünya, ahiret bitme
Düş, yanan bir ışığın, ayrılma peşi sıra
Hak eden aydınlanır, çünkü torpil yok zira…
Salih Yıldız…09.08.2013
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.