1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1141
Okunma

En olmayacak günde geldin tazeledin gönlümü
Alıp kaldırdın beyhude gülüşlerimi düştüğü yerden
Sevilmekten eskimiş gökkuşağı gibi hissettim kendimi
Dokunduğum her yerde seni hissediyorum
Hayallerimin meltemlerine hapsettim seni,
Süzülüp kahrımdan kalbime doğru
Uzaktan seviyorum seni, kokunu alamadan,
Sürgün günlerimde seni özlerken
Seni alıp uzaklara giden gökkuşağı treni
Yorgun yağmurlar gurbetlere kavuşuyor
Gözlerini kapayınca açmak istemezsin
Dönüp dolaşıp değmesinler hayallerime
Zaman götürürken aşkın hasatlarını
Sürgün treninde hasta düştüm gurbette
Gönlüme hazan renkli gökkuşağı düştü
Beyhude aşklarla geçerken ömrüm
Sahil kahvesinde aşkın semaveri yanıyor
Kalbimin rıhtımını hasret kasırgası kuşatmıştı
Akasya ağaçlarında meltemin ıslıkları çalınıyordu
Derbeder aşklar rüyanın kadife mevsiminde
Semaverin gönül ateşi kalbin kanserine düşmüş
Zamanın gülüşleri sahipsiz bakışlarda soluyordu
Kır kahvesi lavanta harmanına uğramıştı
Bulut kervanları denizin yamacına yaslanıyor
Artık gurbet treni kalkmış istasyondan
Meçhule gidiyor rayların çığlığında
Hiç umudu yokmuş gibi ağlaşarak yol alır
Sürgün sevinçler kalbimde külleniyor
Senden son mektup geldi mahpushaneye
Aşkın bütün çiçekleri açmış mektubunda
Zarfından bergüzar fotoğrafın çıktı
Bahar gelmişti mahpushane günlerime
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.