0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1111
Okunma
Saat gecenin 00.05’i sokakta yürüyorum.
Beynim geçmişin sancısında
Ayaklarım düşüncelerimin seyrinde
Gözlerim düşsel bir tiyatronun sahnesinde
Ve perde açılır.
…………………………….
Taziye çadırları kurulur dar sokaklara
Kimi sekseninde sofra kurmuştur
Azrail’e (ölüme )
Kimi otuzunda
beklemez kapısında
(ölümü)
Dualar okunur ,gidenlerin ardından,
Mevlitler ve birkaç damla gözyaşı…
Hem
En fazla kırk gün değil midir yası
30 yıllık ömrün de seksen yıllık ömrün de (bilmem kaç yıllık ömrün )
-------------------------------
Sokakların işgalcisi olur arabalar, elektrik direkleri
Kaldırımda siyah boyalı yazılar
Bir aşk kendini ihbar eder.
Daha hiçbir şey yaşamadan
Alıp götürür sorgusuz
Gecenin cellatları
Bir adamın kemik yaşı
34’ünden gün alırmış
Hayat yaşı daha on yedi
Sevmeye bile reşit olamamış
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Bir çocuğun göğsüne mermilerden kolye yapılır.
Yüzüne sarapnel parçalarından taç
İnsanlığın mendili kuru beyaz ve temiz
Hiçbir gözyaşı elle silinmez artık
Gece bültenlerinde haberi geçilmez acının.
Ölümün takvim yaşı şaşar.
…………………………………
Sokakta yürüyorum.
Sokaklar kan sokaklar irin
İnsanlar sus pus , insanlar …,,
Ben sus pus sus susssssssss!
İsmail ÇİÇEK
31 Mayıs 2013
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.