10
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1814
Okunma

Bu şiirin hikayesi olamaz. Şirin bir hikaye değil yaşadığımız.
Bu dünyayı dövecek bir dünya arıyorum
Şöyle eli sopalı, çatık kaşlı bir dünya
Her sabah huzurumu,öfkeyle karıyorum
Istırabı yiyorum her sabah doya doya
Bültenlerde gözyaşı hava durumu bomba
Çocuklar anne diye ağlamıyorlar artık
Bir kaç leş arasında kelepçeli bir baba
Hayat süren leşlere,kokuşmuş zihin katık
Götürmeyin babamı,beni götürün diyor
Bir yavru salya sümük, kahvaltı yapıyorum
Reçel, pekmez,bal ve yağ,soframda oturuyor
Beynimde fırtınalar.ben kime tapıyorum
Hani garpta birine batsaydı şayet diken
Şarktaki bu acıdan almalıydı payını
Tüm müminler savaşın seyrine vakıf iken
Nasıl ister sofraya yağlı sıcak tayını
Filistin kan ağlıyor,Afganistan ve moro
Arakan başka yara,kırım,kerkük ha keza
Süpermen mi gelecek,yetişecek mi zoro
Sessizliğimiz Yarab ! bize en büyük ceza
Çiğnemeden yutuyor hazmı kolay müminin
Nasıl böyle ruhsuzuz,nasıl duyarsız yarab
Top yekün ve sımsıkı tutulmayan ipinin
İlmeğine çek bizi yoksa halimiz harap
Yada bize kuvvet ver Hamzanın kuvvetinden
Yürüyüşümüzden ödü kopsun ölümün
Kerem et,nusret eyle bitimsiz kudretinden
Yoksa sonu yok gibi devam eden zulümün
Yegin.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.