3
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1403
Okunma
Kollarımın görevi SEN diye yastıkları değil,
AŞK diye seni sarmaktı...
Düşünüyorum bazen,
karşıma çıksa ne söyleyeceğim diyorum...
Sonra adını sesli söylüyorum kalbim yanıyor...
Hala kor senin acın, sönmüyor...
Akın var akın...
Güneş’e değil düşünce’ye...
Uyutmuyor yine düşüncelerim...
Tutturmuşlar bir SEN’dir gidiyor...
"Acıyı sevmek olur mu?" demiş biri...
Acı verenin sen olduğunu bilmiyor ki...
Benden sana birşey kalmasın,
sil ne varsa demiştin..
Gücün yetiyorsa kulağımdan sesini,
burnumdan kokunuda al öyle git..
Acıtıyor kalanlar..
Üşüyünce, nefesinle örtse üstümü...
Sesinin sıcaklığı, kalbinin yumuşaklığı yeterdi...
Gerekmezdi yastık yorgan...
Yazdıklarımı,
kalbi sadece kan pompalayan varlıklarda okuyor,
peki ya sen ?...
Yazarken akan yaşın nemini hissedebiliyor musun satırlarımda ?..
Buldum sonunda,
satırlarımın neden hep üç nokta ile bittiğini...
Sen benim tamamlanmayan cümlemdin,
senden sonra herşey "yarımlığa"mahkum...
5.0
100% (4)