Seyfi be! Geldin, kuruldun kanepeye. Elinde çekirdek, Önünde kutu kola, Gözlerin televizyonda. Bir merhaba de, İyi ki görüştük de, Yalan söyle, Ama bırak şu çekirdeği.
Bana da kalsın.
Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kaç zamandır gözlerim İlhan Kemal'i arıyordu yazılarda. Sonunda dayanamadım sayfasını kontrol etmeye geldim, ne göreyim; çekirdek çitliyor:) Demek onun için yazı yazmaya fırsat bulamamış.
Güzel şiirdi, derin bir yalnızlık hissettirdi bana:(
Öykü yazmak konusunda size katılıyorum; klavye başına oturmadan çok önce başlıyor kurgular. Tabii bu iş için de sakin bir beyin gerek:( yarısı başka şeylerle bölünen beyin kurgu yapamıyor. Zaman ah zaman.
İlhan Bey, aslında çok da yalnız değilsiniz, Seyfi ve çekirdeğiniz var ya yetmez mi, benim bir kedim bile yok:))
Öykü yazmaya gerçekten vaktim yok. Yazmak konsantrasyon, aklını verme gerektiriyor ve bu süreç klavyenin başına oturmadan çok önce başlıyor. Benimse aklım şu dönemlerde fazlasıyla işte, güçte.
Yıllardır yurtdışında yaşıyorum. Bu süreçte hemen herkesin tersine, hiç bir yemeği özlemiyorum. Türkiye'ye geldiğimde ne yemek istediğimi sorduklarında aklıma bir şey gelmiyor. Ama bir şey var ki, vazgeçmem mümkün değil: Tuzlu ayçekirdeği. Bu şiirde de başrolü Seyfi'yle paylaşıyor.
Şiirdeki yalnızlığı güzel yakalamışsınız: Ayçekirdeği yalnız kişinin uğraşı. Öylesine bir şey ki, yerken ne bir diğer kişiye, ne de başka bir uğraşa ihtiyaç duyuyorsunuz. Duvara bakarak da, hipnotize olmuş şekilde çitleyebilirsiniz. Bir anlamda, sohbetsiz olmayan Türk kahvesinin karşıtı bir yiyecek (Sayın Aynur Engindeniz de karakterlerine çekirdek verir ama karakterler, Seyfi'nin aksine, kabukları tükürmeyi sever).
Çok teşekkür ederim güzel ziyaretiniz için. Saygılarımla.
Öykü yazmak konusunda size katılıyorum; klavye başına oturmadan çok önce başlıyor kurgular. Tabii bu iş için de sakin bir beyin gerek:( yarısı başka şeylerle bölünen beyin kurgu yapamıyor. Zaman ah zaman.
İlhan Bey, aslında çok da yalnız değilsiniz, Seyfi ve çekirdeğiniz var ya yetmez mi, benim bir kedim bile yok:))
Öykü yazmaya gerçekten vaktim yok. Yazmak konsantrasyon, aklını verme gerektiriyor ve bu süreç klavyenin başına oturmadan çok önce başlıyor. Benimse aklım şu dönemlerde fazlasıyla işte, güçte.
Yıllardır yurtdışında yaşıyorum. Bu süreçte hemen herkesin tersine, hiç bir yemeği özlemiyorum. Türkiye'ye geldiğimde ne yemek istediğimi sorduklarında aklıma bir şey gelmiyor. Ama bir şey var ki, vazgeçmem mümkün değil: Tuzlu ayçekirdeği. Bu şiirde de başrolü Seyfi'yle paylaşıyor.
Şiirdeki yalnızlığı güzel yakalamışsınız: Ayçekirdeği yalnız kişinin uğraşı. Öylesine bir şey ki, yerken ne bir diğer kişiye, ne de başka bir uğraşa ihtiyaç duyuyorsunuz. Duvara bakarak da, hipnotize olmuş şekilde çitleyebilirsiniz. Bir anlamda, sohbetsiz olmayan Türk kahvesinin karşıtı bir yiyecek (Sayın Aynur Engindeniz de karakterlerine çekirdek verir ama karakterler, Seyfi'nin aksine, kabukları tükürmeyi sever).
Çok teşekkür ederim güzel ziyaretiniz için. Saygılarımla.
dostum yine eşsiz derin bir öykü kokladım mısralarında sanırım Seyfi dostumuz sana daha çok şey yazdıracak gibi geldi bana... kutlarım dost yüreğinden çıkan bu güzel mısralarını.... sonsuz saygılarımla....
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.