7
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1245
Okunma
Uzun geceler geldiğinde
dünya ölüler krallıgının olur
kızıl kalelerin iç duvarlarında
kara oyunlardır, gölgelenen
dudakları mühürlü zebani çığırtkanlığında
onur buz tutmuş, bıyıklardan sarkarken
çıplak fahişeliğinde karanlıkların
sessiz tik taklarımıdır vuran zamanın
kabaran dalgaların köpüklerindenmidir bu hırçınlık
kavgası var yürekte, bu aymaz gel gitler
Vezüv’ün lavlarımıdır yakan
bu ne pus, nerede aydınlıklarım
esen sert rüzğarla sönen meşalem
kör şahitliklerde utanmazlıkların
rüzğarla ocaktan savrulan kıvılcım
yangınlarıdır yurdumun
hangi telden çalar sazı emperyal duyguların
pop fahişeliğinde sorguların
aldıgın nefes bile şike kokarken
nerede kaldı, eşitlik duyguların
bir çizgimi sanırsın dört tarafım, toz duman
ezelden ebede ecdat yadiğarım, şanım
ve çalınmış ise yarından duygularım
sormazmıyım
çok çetindir sorularım.
Mart- 2013
Bülent BAYSAL
5.0
100% (6)