0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1677
Okunma

Bir ocak ayının ocağına incir ağacı dikildiği gündü .
Rüzgar pencereme delice vurup naralar atıyordu.
Yalnızlık günaydın öpücüğünü kondurmuştu yanağıma .
İlk işim yatağımdan kalkıp sigarama sarılmaktı her defasında .
Senin beni yaktığın gibi
bende onu büyük bir zevkle yakmıştım.
Hıncım kapılar ardında yankılanıyordu adeta .
Öyle bir derine dalmıştım ki ;
ya o beni götürecek
ya da ben onu götürecektim aydınlık karanlıklara .
O gidiş , o terk ediş her sabah gibi bu sabah ta tekrarlanıyordu .
Yine bir ocak ayının ocağına incir ağacı dikildiği gündü .
Uyuyordum.
Hafiften duyuyordum bavulun tekerlek seslerini .
Gözlerimi açmıştım .
Koşar adımlarla gidiyordu
yangından mal kaçırır gibi .
Malın kaçtığı gerçekti de yangın benim içimdeydi .
Arkasına bile bakmadan hızlıca ilerliyordu .
Kolundan tutup
‘ Nereye ? ‘ demiştim .
O ise ‘ bırak beni olmuyor ‘demişti .
Avuçlarımdan kayıp gidiyordu .
En sonunda onu da kendimi de tutamamıştım .
Bırakmıştım
onu ve gözyaşlarımı .
Gitmişti , arkasına bakmadan .
Halbuki dönse , baksa kalacaktı .
Dönmemişti.
Gitmişti .
Yolun açık olmasın demiştim , bağırarak .
Ama gözyaşlarım arkasından su döküyordu .
Bir tek rabbim şahit olmuştu gözyaşlarıma .
O olmamıştı .
Arkasına bakmadan gitmişti .
O an babam olsaydı sarılıp ağlayacaktım .
Annem olsaydı başımı dayayıp hıçkırıklara boğulacaktım .
Yoktu .
Gitmişti.
Bu gün ocak ayının ocağına incir ağacı dikildiği gün .
Ve gitmeliydim artık buradan.
Onun olmadığı herhangi bir şehre , bir ülkeye veyahut bir kıtaya .
Daha fazla ölüme sebebiyet vermek istemiyordum umutlarıma .
Hoşça kal gözümdeki nur .
Kalbim bir gün elbet unutur ve yeni birini bulur
EYÜP KONAK
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.