3
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1105
Okunma

mezizerk merzifon’da yakalanırken
yürekler çağ/ilandı çorlu deresinde
bartın çığlıklarına esir bir saat
işlenirken yaran
kağıtlar atlardı
seke sek amip ovasında..
burun kıvırırken
su/dan bahaneler
esir kalp(ler)
kelbeşin sırtında
ağıt dererdi çoğulsuz
çantada keklik
çorbada tuzun olsun
kağıt helvaların ayşan
salıverilişlerine
atılgan yiğitler
dertlerini sınarken uykularımda
selvi boylu hastalar
haykırıyorum
sina dağı’na
sen deyip başa kakma
ser verip sır vermeyenlerin dilinde
eşir
ey şanı yüce yüreklim
remziye çarmıhı
ezberletilmiş kurgular
hayıflatıyorum
.kiyamet kopsa destur çeker
eni boyu belirsiz
incir yerine
harmonik tütünün
rahan kokusua pembe misin?
bakışın sebebini sormaya mı geldin?
beni sevmeye mi geldin?
kuru soğan yer misin?
ekmek kırıntılarıla idare eder misin ?
kac desem kacar mısın mesela?
kal’eli seke sek incir’e
şincik ekler matematik aşkına delil belirtileri..
sina kuyusunda songül saklar..
.nûn’u bir ay yarır ortadan
bizim köydeki kuyunun yanına
lazer ışığında
git oraya
kevz’er sahilinde
okşuyorum yüreğini
yanardağ patlamasında
çocuklar diziyorum
göklere
ışıltılı bir kapıda
alkışlarken melekler
kuyudan çıkar.
yunus tapancı..
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.