3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1210
Okunma

Kelam ile tarife ne hacet var cananım;
Gözünün başkasına bakmasıdır kıyamet…
Kirpiğimde nehirler taşıyarak gezerken;
Yanağından bir damla akmasıdır kıyamet…
Hükmü yok sensizlikte taşıdığım cismimin;
Hiç yoktan veresiye heba olan ismimin;
Sağır-dilsiz mektupla bıraktığım resmimin;
Bir sokak çöplüğünde çıkmasıdır kıyamet…
Değil saçların gülüm hani düşse bir telin;
Kızılca bir renk alır öpülesi o elin;
Seni başka kollarda gördüğü o hayalin;
Şu yetimin gönlünü yıkmasıdır kıyamet…
Aklımın firarını sensiz verdiğim anda;
Seni benden çıkarsan ne kalır geri canda;
“Nasılsın” diye son kez aradığım zamanda;
Hecelerin harflerden bıkmasıdır kıyamet…
Ne zaman birleşecek sevdamızın yakası;
Ha battı ha batacak hayalimin takası;
Çekilmiyor kapının çaldığında şakası;
Umudumun boynunu bükmesidir kıyamet…
Gözlerini hayırsız illaki gözlerini;
Varlığın her yanımda silmedim izlerini;
Duyduğumda “unutsun” dediğin sözlerini;
Bir dağın üzerime çökmesidir kıyamet…
Gidiyorum, kahrolsun ölüm olsun tek eşin;
Senin olsun yıldızlar senin olsun güneşin;
Son kalan sigaramda can çekişen ateşin;
Sensiz olan bu şehri yakmasıdır kıyamet…
Ali ALTINLI – 19/12/2012
Saat: 23:38
5.0
100% (2)