4
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
980
Okunma

Mehdi Aksu
3 Ekim 2012/Yeni Mesaj Gazetesi
İmamete dair
İmamet ve velayet kavramı İslam dini kaynaklarında var olan metinlere göre çok önemli olup dine hayat kazandırır. İmamet ve velayet peygamberlik makamı gibi ilahi bir makam olup, imam Allah tarafından tayin edilir ve Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) kendisinden sonraki imam ve halifeyi Allahın emri ile açıklayarak belirtir. Bu konunun birçok delillerinden bazıları velayet, vasilik ve on iki imam hadisleridir. Velayet hadisi kısaca şöyle nakledilmiştir:
Resulü Ekrem (s.a.a) bir grubu Ali (a.s)’ın komutanlığında bir seriyeye gönderdi. Ali (a.s)’ın yaptığı bir iş bazılarının hoşuna gitmedi. Bu yüzden sahabeden dört kişi bu olayı Resulü Ekrem (s.a.a)’e haber vermek için kararlaştılar. Ümran şöyle diyor; Döndükten sonra Allah Resulünün huzuruna vardık. Aramızdan biri ayağa kalktı ve şöyle dedi; Ey Allahın Resulü! Ali bu seriye de şöyle ve böyle yaptı. Resulü Ekrem (s.a.a)’in ondan yüz çevirdiğini ve ona cevap vermediğini gördüm. İkinci şahısta ayağa kalkarak aynı şeyleri söyledi. Allah Resulü ondanda yüzünü çevirdi. Üçüncü şahısta aynı şeyi söyledi. Ondanda yüzünü çevirdi. Dördüncü şahısta Ali (a.s)’ı eleştirince Hz. Peygamber (s.a.a) mübarek çehreleri gazaptan değişmiş bir halde yüzünü onlara dönerek şöyle buyurdu; "Ali ile uğraşmayın, Ali benden, ben Ali’denim, o benden sonra her mümine kendisinden daha evladır."
Sünen-i Tirmizi’de Resulü Ekrem (s.a.a)’ in üç defa şöyle buyurduğu nakledilmiştir; "Âli’den ne istiyorsunuz. Âli’den ne istiyorsunuz. Âli’den ne istiyorsunuz. O benden sonra her müminin velisidir."
Bu rivayeti altmıştan fazla ehlisünnet âlimi nakletmiştir. Onlardan sadece bazıları şunlardır.
1-Müsnedi Ahmed, c. 4, s.438 2-Sahihi Tirmizi, c.5, s. 632 3- Müstedreki Hâkim, c.3, s.110
Kaynaklara göre vasilik hadisi ise kısaca şundan ibarettir: Bir gün Selman-i Farisi Hz. Resul-ü Ekrem (s.a.a)’e şöyle sordu; "Ey Allahın Resulü! Her nebinin bir vasisi vardır, sizin vasiniz kimdir?" Hz. Peygamber (s.a.a) susmayı yeğlediler. Ama sonraki toplantıda beni görünce "Ey Selman!" diye seslendiler. Ben çabucak yanına giderek "evet" dedim. Bana şöyle buyurdular, "Musa’nın vasisinin kim olduğunu biliyor musun?" "Evet, Yuşe b. Nun’dur" dedim. Hazret, "niçin" diye sordu. Ben, "çünkü o kendi kavminin en bilginiydi" dedim. Hazret şöyle buyurdu; "Öyleyse şüphesiz vasim, sırdaşım ve benden sonra ümmetimin arasında bırakacağım en iyi şahıs Ali b. Ebu Talip’tir ki benim vademe vefa edecek ve borcumu eda edecektir." Başka bir rivayette şöyle naklediliyor; Bir gün Hz. Resul-ü Ekrem (s.a.a) kızı Fatima (s.a)’ya şöyle buyurdular; "Acaba biliyor musun ki, Allah yeryüzüne bir nazar etti ve babanı seçerek nübüvvet makamına ulaştırdı. Sonra bir nazar daha etti ve kocanı seçti. Sonra bana, seni ona nikâhlamamı ve onu vasim ve halifem yapmamı emretti." Vasilik hadislerini ehlisünnet âlimlerinden birçoğu nakletmiştir. Onlardan sadece bazıları şunlardır:
1- İbni Asakir Dimilki, Tarihi Dimişk, c.3, s.5 2- İbni Meğazili Şafii, el- Menakib, s.200 3- Zehebi, Mizanul itidal, c.2, s.273
Kaynaklara göre on iki imam hadisi ise kısaca şundan ibarettir: Zamehşeri Hanefi, Resulü Ekrem (s.a.a)’den şöyle nakletmiştir; "Fatıma benim kalbimin huzurudur, iki evladı kalbimin meyvesidir, kocası gözlerimin nurudur, onun evlatlarından olan İmamlar Allah’ın eminleridir ve Allah ile mahlûkat arasında uzanan iplerdir, kim onlara tutunur ve tabi olursa kurtulur ve onlara muhalefet eden helak olur."
Mesud Sicistani, Resulü Ekrem (s.a.a)’den şöyle naklediyor; “Kim benim gibi yaşamak ‘Adn’ cennetinde sakin olmak istiyorsa Ali’yi ve ondan sonraki zürriyetini kabul etmelidir. Doğrusu onlar bu ümmeti hidayet yolundan saptırmazlar ve onları dalalete götürmezler.”
İbni Ebil Hadid, Hilye’nin sahibi Ebu Naim’den ve bazıları da “Fezail-i Ahmed b. Hanbel” den Resulü Ekrem(s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir; “Kim benim gibi yaşamak, benim gibi ölmek ve Rabbimin bana vade verdiği ‘Adn’ cennetinde sakin olmak istiyorsa benden sonra âlinin vilayetini seçmeli ve onun evlatlarından olan İmamlara tabi olmalıdır. Doğrusu onlar benim itretimdir, onlar benim tıynetim den yaranmışlardır. Allah benim ilmimi onlara rızık vermiştir. Vay olsun ümmetimden onları yalanlayanlara... Onların haklarına riayet etmeyenlere. Allah benim şefaatimi onlara ulaştırmasın.”
Bu rivayetleri nakleden kaynaklardan bazıları şunlardır:
1-Mektal-u Harezmî, c. 1, s. 59 2-Kenz-ul Ummal, c. 12, s.103 3-Fezail-i Ahmed, s. 181, h. 253 4-Müstedrek-i Hâkim, c. 3, s. 139, h. 240
Namaz, niyaz kutsaldır, ancak temiz kalp gerek
Kula kul olmak yasak, Allah için öz gerek
Yalan söz çok tatlıdır, nefse hakim dil gerek
Tenimin rengi çoktur, ten içinde mert gerek.
Cennet nimet demektir, nimete layık can ol
Doğru bilen bellektir, her yerde mantıklı ol
Mantık dinen ilimdir, Hakk için akıllı ol
Farz ile tarz bütündür, sütün gibi beyaz ol.
Çıkar için yorulma, maddi tahta kurulma
Taht ile baht düşmandır, sen boş yere vurulma
İki çift göz gözlerse, iyi bak ki savrulma
Can ile canan aşktır, Yezid olup kavrulma.
Ya Allah aşkı olsun, ya da gerçek aşk olsun
Hiç unutma arkadaş, karşındaki denk olsun
Şeytan kılıklı olmaz, hem melek hem nur olsun
Dikkart et ki öyle sev, sevdiğin Ali olsun.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.