12
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1452
Okunma
suya hasret dudaklarım,
kurumuş yapraklar gibi...
Eylül’den kırıntılar
son çağrı bu, son hevesler gibi
tut, nabzımı bak! nasıl da çarpıyor
su serpiyor dalgalar, yüzümün kızaran yanına
sesim karışıyor çakıl taşların arasından
yankılanıyor çırılçıplak kayalarda
aklım sende
fikrim firarda
Eylül’den armağan, güneşli bir gün yarınıma
ırmaklar giderecek ilelebet, sana olan susuzluğumu
deniz, nasıl mavi nasıl da telaşlı
alt tarafı verecek olduğum bir buse
gel! gözlerim kalmasın yollarda
uzanayım sereserpe Mezopotamya’nın koynunda
sular durulsun Dicle’nin kıyısında
kızıla bürünsün gök, yıldızların ellerinde
gece tutuşsun tenimizde
martılar uçuşsun özgürce, karışsın rüzgarın nefesi nefesimize
17eylül/Trabzon
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.