0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
906
Okunma

ürkekliği ürkütüyor beni
çocuk heyecanıyla titrek
kurdu, kuzu diye okşayacak kadar kinsiz
ve geçiyor önümden
güvencin kursağında sevdamın sol yanı
Damla yüreklim...
her tebessümün birer yüz görümlüğü
her duruşun asırlık çınar
tezler yazılır damla yüreğine
toprak desenli nakışı lalezar
bir yanı yitik yarim!
İlâhi kudretle yoğrulmuş şefkat ırmağından
tül kadar ince
tüy kadar hafif
nazar kadar nazik
taşınması onur, taşınamayacak kadar ağır
dağlar heybetince istismar edilmiş yüreğin hissiyata yenik!
geçmişe dair hüzünlü gözlerin
görkemli kristaller salıyor duygu seline
bitmez çilen dolsun diye
................
bitsin artık, son ver ağlamaya damla yüreklim
yitirme yaşama sevincini
neş’e ile kar yürek harcını
mantığına yenik hazin ömründen arta kalanı
duygularına bırak, götürsün gideceği yere
çıksın devreden akıl denen çok bilmiş
başkası için yaşamak başkalarının olsun
umuda giden yolda yüreğin yoldaşın olsun
elem yok damla yüreklim
her damlada nehirler coşacak içinde senin
başın dik, yüzün ak
bakışların keskin olacak
sönük yüreğinde yeşeren tohumlar
tane tane tomurcuk açacak
köklerin bende çatırdarken
hergün bir yanımda dal vereceksin
sen ve ben,
BİZ olacağız
gölgesinde yürüyeceğiz
mum ışığında güneşler doğuran yüreğinin
artık bırak kendini içimdeki serinliğe
resmini çizeyim kâinat tuvaline
seni yazayım her yerime
damla yüreğine kendimi kazıyayım
ölsem de izimle yaşa diye
bundan böyle
herkesten beri hayata sal dizginleri
Damla yüreklim...
kapa gözlerini,
yüreğin götürür koca yürekline seni...
Şükrü AKTAŞ
5.0
100% (2)