12
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1926
Okunma
Ala şafak vaktiydi
Yelkovanın akrebi beşe ittiği demdi
Kızıl bir dev oturdu doğudaki dağın burcuna
Karatavuklar aydınlıktan önce kondu tana
Ay yüzlü mehtaba alaca benler düştü
Yüreğimden dolunaya uzanan yakamoz söndü
Ayın son nefesi gam yüklemişti dalgalara
Kıyıda rakseden balıklar salındı açıklara
Ilgıt meltemin parmağı kavak telinde kaldı
Uzaklarda bir bülbül bu sabahi besteye güfte yazdı
Karıştı bülbülün soluğu meltem yeline
Ilık bir buse olup kondu gülün yüzüne
Derken bir çığlık koptu yüreğimden
Derinlerden daha derinlerden
Rüzgar durdu bülbül sustu dalgalar lallendi
Gülün teninden çekildi kırmızı,beyaza kesti
Onu seviyorum diyen metalik bir tını
Durdu kalbimdeki iki kelimenin sancısı...