0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1357
Okunma

Hicran Gazeli
Sümbüller açtı yine etrafa erdibeheşt geldi
Nev-bahar yere indi ser-rûyi Mehmet geldi
İlim irfan ne hacet lale belinde gezer
Turnalar seyirlerde denize rumet geldi
Belki tutuldu dilim nutkum telinden sezer
Asûman-ı eyyamdım lebime suret geldi
Er adam niyetine nâşım seline mivzer
Civar-ı der Stanbul dildar-ı rûyet geldi
Leyl-i hicrandır ömrüm ne vuslat var ne de zer
Hasretinin korundan garibe cinnet geldi
Ötekiler mâsiva ne üstaddır ne çizer
Ruhumun içindesin sineme cennet geldi
Zelil-i asr-ı saniyem ne acemim ne azer
Kelb-i rah-ı çeşm-i toyem burnuma amber geldi
Aşk-ı kohne içimde derin yarıklar çizer
Bizar-û perişandım dilime lûgat geldi
Vakit hayli geç oldu gözler mezarı süzer
Bu zamansız aklara ah berf-î şita geldi
Canım kabına sığmaz nev-bahar çiçek düzer
Lakin gözlerim yorgun başıma neler geldi
Itıknamem elimde yüreciğim gül ezer
Bu viran bedestene senden icazet geldi
Mehmedim kalk raksa dur ne Bakisin ne Hazer
Lalelerin içinden esbab-ı ömrün geldi