12
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1866
Okunma

Şöyle gel seninle geçmişi gezek
Nefret duygusunu birlikte ezek
Eskiden köylerde yanardı tezek
Böyle günleride gördü bu millet
Dinle anlatayım ben teker teker
Unutma her hırsız hırsıza çeker
Pekmezli çay içtik yok idi şeker
Böyle günleride gördü bu millet
Dedem de var hala dipcik yarığı
Bu yüzden açmadı bir gün sarığı
Aç kalınca yemiş tam dört çarığı
Böyle günleride gördü bu millet
Teyyare uçarken şaşkın bakardı
Beyinlerde binbir şimşek çakardı
Ev de lamba yoktu çıra yakardı
Böyle günleride gördü bu millet
Her şey yasak idi her şey batıldı
Bilen var mı kaç yüz ada satıldı
Kur-an’lar toplanıp ÇÖPE atıldı
Böyle günleride gördü bu millet
Şeker ve benzine olurdu kuyruk
Korkuydu daima verilen buyruk
Kafa kağıdında yazardı uyruk
Böyle günleride gördü bu millet
Zor olsada gardaş yine hezimet
Haklıya hakkını götür teslim et
Haneye yeterdi bayat peksimet
Böyle günleride gördü bu millet
Remzi der ki işte eskiden günlük
Etin kokusunu hiç bilmez küllük
Bebek bezi yoktu olurdu höllük
Böyle günleride gördü bu millet
Uyruk: Bir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı olan kimse, tebaa.
Peksimet: pişirildikten sonra dilimler hâlinde kesilerek ısı ile kurutulmuş, uzun süre dayanabilen ekmek.
Höllük: kundakdaki çocukların altına bez yerine konulan toprak.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.