1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
987
Okunma

Mahpushane damında, yaşamı anlıyoruz bugün
Mahpusları koymuşlar hücrelere, kimi yalnız kimi düşüncelerle
Kimi yaptıklarının cezasını çekiyor, kimi daha yapamadıklarına yanıyor
Çoğu pişman oluyor; ama mahpusluktan değil
Mahpushaneye düşmesinin teslim sanılmasından korkuyor
Günler zor geçiyor mahpushanede
Kim aksini söylerse yalan söylüyor
Kim kabullenmiş ki hasreti
Gereklidir; ama böyle senelerce çekilmez ki
Bu yangın var ya bu yangın
Korları gözlerimden nasıl akıyor
Ağlama sakın, ağlama!
Mahpushaneye düşmesinin yenilgi sanılmasından korkuyor
"Mahpus" diyorlar bize
Yani, "kapatılmış"
Sade dört duvara değil, yalnızlığa kapatılmış
Kendine kalıyor insan, gerçekten kendine
Boğazına kadar düşünceye batıyor, sanki değer verilirmiş gibi
Alıyor eline kalemi yazıyor, yazıyor, sanki buraya bundan düşmemiş gibi
Yaz bugün, yazıyorum yine
Kalemimizden kan damlasın ki,
Kan damlasın ki...
Ah, olmuyor!
Mahpushaneye düşmesinin gösteriş sanılmasından korkuyor
Mahpushane, diğer adıyla ıslahevi
Islah edilecekmiş düşünceler, bu eller
Zannediyorlar ki, bir iki parmaklık yetecek tutmaya
Zannediyorlar ki, aşmayacak düşünceler bu demirlerden ötesini
Sanki ölüm bedeni alınca ruhu serbest bırakmayacak
Yaymayacak etrafa düşüncelerini
Sanki bu dört duvardaki ölüm getirmeyecek ona özgürlüğünü
Mahpushaneye düşmesinin tutsaklık sanılmasından korkuyor
Zannediyorlar ki, ben bu parmaklıklarda mahpus
Hayır, değil!
Ben sana mahpus,
Ben düşünceye, Hakk’a mahpus,
Ben bu memlekete mahpus,
Aslında yaşıyoruz,
Memleketi çiziyorum bu duvarlara
Bak, şurası Anadolu
Elinde bakraçla yoğurt taşıyan dedeyi tanıdın mı
Ya şu örgülü saçlı kızı
Ya şu kalabalık aileyi, her biri aynı boy ama farklı yaşlardaki çocukları
Onlar memleketim, devrimlerin
Onlar, mahpushane penceresinden memleket manzaraları
Seninle yaşıyoruz ya!
Mahpushaneye düşmesinin ölüm sanılmasından korkuyor
5.0
100% (1)