2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1930
Okunma

Bu gün ilk defa
bırakıp kışlıkları bir daha ki kışa
çekip
sırtıma haki bir gömlek kıçıma yırtık bir kot
dolaştım İstanbul’u.
Mart sıcağıyla geçtim birinci köprüden.
Karşıda her şey aynı kalmış
ben biraz yaşlanmışım.
Beylerbeyi’ndeki
o eski balıkçıda çektim kafayı.
Geçmişi anımsadım...
Karşımda Boğaz
yanımda erik çiçekleri.
Mutluyum tam
bir oğlan
sırtında kara bir cübbe
abdestini almış
üç metrelik sarığını sarıyor
bir de
dik dik bakıyor kadehime...
Zavallı çocuk!
yaşlanmış bu genç yaşta belli!
bilmiyor ki
şeyhinin beyni ne kadar terli...
Neyse.
Kaldırıyorum başımı;
Aman Allah’ım!
Şehrin silueti değişmiş.
Gök delen bozmaları
şehrin yosmaları gibi sırıtıyor bizim tarafta.
Biraz ben yaşlanmışım
bizim taraf, ölmüş, ölmüş...
Yok arkadaş
taşınmalı şu mezarlıktan bu yakaya.
Hem burada ağaç da bol
yeşillik de...
Kahveden sonra dertlendim
bir tek daha içtim.
Yolluk dedim
parasını ödemedim.
Aylardan Mart.
hava mı soğudu ne?
Hem
Güneş’te kaçtı
keyfimde.
üşüyoruz
Beylerbeyi ve ben
koca şehrin
ve sarıklı oğlanın yerine...
ahad...
resim.beylerbeyi.istanbul.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.