5
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1863
Okunma

Her hâlin şu kalbime, sağnak sağnak ilhâmdır
Mısraları kâh surûr, kâh aşkta hüzn ü gamdır
Sol yanımda nâlân ney, sağ yanımde câm-ı mey
Adım bazen Mevlâna, bazen Ömer Hayyâmʼdır
Bezm-i elestte tattım aşk şarâbını Leylâ
Mecnûnʼun nûş ettiği, acı âb-ı şalgamdır
Âşık maşûkta saklı, anlamaz bunu akıl
Âdemʼle Havva Ana, âdetâ Elif-Lâmdır
Leylâʼmı görünce lâl, kesilirim yâ Rabbi!
Dilimde âh minel aşk ne güzel bir kelâmdır
S / ÂYE (21:45) 17 Mart 2012 / Wuppertal / Almanya
Kelimeler:
surûr: mutluluk
nâlân: inleyen
câm-ı mey: Şarab kadehi
nûş etmek: içmek
âb-ı şalgam: şalgam suyu
Elif-Lâm (لا)
,,Şiirime sesi ve yorumuyla ahenk katan Gam_Selime sonsuz teşekkürler’
Bezm-i elestte tattım aşk şarâbını Leylâʼm
Mecnûnʼun nûş ettiği, acı âb-ı şalgamdır
,,Elestü meclisinde tattım aşk şarâbını Leylâʼmˮ
,,Mecnûnʼun içtiği acı şalgam suyudurˮ
Bezm-i elest, insanların Allahʼı Rab olarak kabul ettiği bir toplantı ânıdır. Buradaki anlama gelirsek: Ey Leylâ! Ben seni o toplantıda görüp âşık oldum. Aşkımın evveliyatı oraya kadar gider. Ayrıca o toplantı da insanlar bedensiz ve ruh hâlinde bulunuyorlardı. Ben senin cismine değil; özüne, ruhuna âşık oldum. İlk defa orada aşk şarâbını içtim. Mecnûn da aşk şarâbı içtim diyor ama; o şarâbla ,,şalgamıˮ karıştıyor. Aşk şarâbını ruh ve kalb içer; şalgamı dil ve ağız Leylâ
Bu yüzden Mecnûnʼu bırak; gerçek âşıkın benim Leylâ
5.0
100% (7)