0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1453
Okunma
Tarih bereketinin kalburunda
Antik asırların çamurunda kazınarak
Duvarları hüzünle maviye, maziye saçılarak
Islak bakışları anılarda yazılarak
Duvarları hicran yutan, avluları ayak tutan
Üsküdar Toptaşı Cezaevi
Adi suçlular
Kim bilir hangi günaha kadeh kaldırdılar
Nefislerini anlık suya daldırdılar
Bedenleri çürüdü, şimdi ise toprak olup kurudu
Ya adil suçlular
Kim bilir hangi davanın yumağını ördüler
Beyinleri mahkûm oldu, fikirleri prangaya vuruldu
Şairler, yazarlar, akademisyenler, siyasetçiler…
Bedenleri kurudu, şimdi ise eserlerde geleceğe kuruldu
Karanlık dudaklı zindanına bakışlarını bağladılar
Yılların darbesinde ruhlarını kapattılar
Devrilen yıllara çarpı çektiler
Gözlerinde ısırdıkları pencereden umut ektiler
Cezaevinin avlusundan üflenen sigara dumanı
Sürur günlerin şafağına itilen sisi
Mahkûm günlerin dumanında yükseldi
Üzerinde kalan şu karabulutların izi
Bir zamanlar acı nefesinden cinneti kopmuştu
Hicran elindeki ruhlara yılgınlığı çökmüştü
Gözlerinde yaş, duvarlarında yas hâkimdi demir ensesinde
Üzerine dökülen şu yağmur
Mahkûm günlerinden çekilen yürek sesi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.