5
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
806
Okunma
İkindi vaktinden umut saçmıştı
falcı Çingeneler
ay düşecekti gözlerine
şehri/yar kokacaktı
bekledi
kokmadı!
dilsizdi geceler
o ise
kimsesizliğinde
karanlığın içinde kalandı/bir başına
düşmüştü bir kere yolu
beyazın karşıtlığına
o yüzden
alacak
ah’ı vardı
sokak nöbetlerinde üşüdükçe yüreği
yalan olan dünyadan…
eski bir hikâyenin
gezgin yolcusuydu bedeni
düşündükçe daha çok dürüldü içine
istemsiz
sarkıttı dudağını
küstü kendince
kaldırım arası gezen böceklere/
oysa biliyordu
az ötede
aç gözlü b/alıklar bekliyordu
oltada solucanı /mecburen gülecekti onlara
ve
adım arası tövbesiyle attı
her gün değişen tenlerin
pis kokusuna adımını
takındığı
sahte gülüşüyle
kanadı!
yine
aynı nakarata döndü
gecenin çarşafını yırtan
içsel çığlıkları
biraz daha eksildi
yaşamdan
Kimse duymadı
ölüm gibi geceden uyandığı o sabahta da
umut bir sonraki geceye kaldı
belki de
bu gece
şehri/yar kokacaktı
kim bilir…
Eser Poyraz
5.0
100% (6)