12
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1723
Okunma

kimsenin kalmadığı eskimiş hanede,
derin bir sessizlik.
yarasalar tünemiş damlarına, pencereler açık.
çitler yıkılmış,
diken dolmuş bahçelerde bülbüller yasta.
incecikten yağan yağmurun, serinlik dolu hüznünde,
gönül yarasından yansımalar var.
yağmur damlalarının düştüğü çiçek yapraklarında,
gözyaşlarımdan esintiler gördüm.
kır çiçekleri solmuş, arılar üzgün, kuşlar gitmiş.
boy vermiş gevenler,
rüzgara seslenir, kurumuş dikenler.
sıcaktan bunalmış toprak, parça, parça yarılmış.
yazıda birkaç yalnız ağaç,
güne küskün, suya hasret kalmış.
koyun ve keçiler, umut kesmiş yeşilden.
rahmete susamış, kavrulmuş bu yerde,
hasretin rengini gördüm.
ardı sıra çakan şimşeklerde kızgınlık.
deli gibi akan sularda, büyük bir hırçınlık.
yıkılmış asırlık çınarlar, kökleri ortada kalmış.
yok olup giderken hayatlar, tükenir nice umutlar.
bahçeler ve bağlar çamura batmış,
heba olmuş emekler.
fırtınalı bir aşktan kalan, dayanılması zor zamanlar gibi,
selin ardında kalan yıkıntıların resminde,
yüreğimden kareler gördüm.
Mehmet Macit
03.02.2011
Seslendirme
06.01.2012
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.