1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1121
Okunma

iki çoban
dağ başında
suzuzluktan,
dilleri kurumuş
ağustos sıcağında
omuz genişliğinde
sırtında keçe
stepler üstünde
çeşme aramakta
yalvar yakarlar
bir damla su için
kırk koyun kesmeye
adak adarlar
tanrının lutfudur
bir göze açılır
oluk, oluk akan suyu
kana ,kana içerler
sırtını taşa verip
kendinden geçerler
çobanın biri
üçüncü kurbanı
kesmeye varmadan
koynunda kırk bit öldüren
sürüsüyle taş kesilir
Zerdüşt’ün oğlu
Goma Heykeli
kalbine saplanmış
demir süngüsüyle
...
Bu yalana gülmektedir…
Sunay KARATAŞ
10.12.2011
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.