Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. don herold
Selim Temiz
Selim Temiz

TÜRK İSLAM ANADOLU

Yorum

TÜRK İSLAM ANADOLU

( 1 kişi )

0

Yorum

0

Beğeni

5,0

Puan

1237

Okunma

TÜRK İSLAM ANADOLU

TÜRK İSLAM ANADOLU

Ehl-i Beyt, kelime manası olarak bir evde yaşayan aile fertleri, aile demektir . Daha da açarak yazarsak ResulAllah’ın eşleri, Hz. Ali,Hz. Fatma,Hz. Hasan,Hz. Hüseyin’dir.

(Hz. Ali ResulAllah’ın amcasının oğlu olmasına karşın küçük yaşından itibaren ResulAllah’ın himayesinde ve terbiyesinde yetişmişdir , dolayısı ile evinde büyümüştür .)



Ehli Beytin asıl önemini bize anlatan olay Ehli aba (ehl-i aba) olayı yada kıssasıdır .



Ehli Aba (Arapça: حديث الكساء) veya Ehli Kisa hadisi, ResulAllah’in sırtında abası olduğu halde, abanın altına, Fatıma’yı, Ali bin Ebu Talib’i, Hasan’ı ve Hüseyin’i alması ve Ahzab Suresi’nin "Ey Ehli Beyt! Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." mealindeki 33. ayetini okumasını anlatır.

Müslim, Sünnilerce en sağlam hadis kaynakları arasında sayılandan Sahih-i Müslim’de, Peygamber’in eşi Ayşe’den (Ayşe bint Ebu Bekir) şöyle nakleder:

"Bir gün ResulAllah sırtında yünlü bir aba ile evden çıktı. Onu gören Hasan bin Ali yanına geldi, ResulAllah ona abasının altına girmesini söyledi. Sonra Hüseyin geldi. ResulAllah onu da abasının altına aldı. Sonra Fatıma geldi, ResulAllah onu da abasının altına aldı. Daha sonra da Ali geldi, ResulAllah onu da abasının altına aldı. Sonra ResulAllah r“Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”

(Ahzab, 33) mealindeki ayeti okudu."[1]

1 Sahih-i Müslim, c.4, s.1883, hadis.2424 (Kitab-ı Fezâili’l-Sahabe, bab-ı fezâil-i Ehl-i Beyt, 44500).



Sitemize adını verdiğimiz Ehli Beyt (ehliaba) ’nın ne olduğunu,kimler olduğunu , neden bu kadar önemli olduğunu bilmek ve bunun hakikatini anlamak her müslümana nasip olsun inşaAllah. Bizim bu derleme yazımız da umarım bu konuda say gösterip çalışanlara bir damla olsun bir hikmet kapısını aralar diye dua ediyoruz.Dua bizden say sizden kabul Allah’ımızdan inşaAllah.

Ehli aba hadisesinin diğer isimleri ehli kisa hadisi , al-i aba, Ashab-ı kisa olarak geçmektedir .

Kisa, rida veya aba; Hz. Resulullah’ın (s.a.v) zamanında Arap yarım adası’nda Arapların elbiselerinin üzerinden giydikleri çok geniş ve kalınca bir giysinin adıdır.

Şimdi bu konuyla ilgili her zaman ki gibi bir uzlaşma yoktur muhtelif görüşler vardır ; Bu görüşlerden ve nakillerden en muteber olanlarını yazıp daha sonra yorumumu yapacağım .


Müslim, Sünnilerce en sağlam hadis kaynakları arasında sayılandan Sahih-i Müslim’de, ResulAllah’ın eşi
Ayşe’den (Ayşe bint Ebu Bekir) şöyle nakleder:


"Bir gün ResulAllah sırtında yünlü bir aba ile evden çıktı. Onu gören Hasan bin Ali yanına geldi, ResulAllah ona abasının altına girmesini söyledi. Sonra Hüseyin geldi. ResulAllah onu da abasının altına aldı. Sonra Fatıma geldi, ResulAllah onu da abasının altına aldı. Daha sonra da Ali geldi, ResulAllah onu da abasının altına aldı. Sonra ResulAllah “Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor.”
(Ahzab, 33) mealindeki ayeti okudu."[1]

1- Sahih-i Müslim, c.4, s.1883, hadis.2424 (Kitab-ı Fezâili’l-Sahabe, bab-ı fezâil-i Ehl-i Beyt, 44500)

Allah Resulü, Allah’ın rahmetinin inişini gördüğünde şöyle buyurdular: "Çağırın; Safiye; "Kimi çağıralım ey Allah’ın Resulü!" deyince "Benim Ehlibeyt’imi; Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyn’i çağırın! Buyurdular. Onlar geldiğinde ResulAllah kendi "Kisa"sını onların üzerine örttü ve daha sonra mübarek ellerini göğe kaldırarak şöyle buyurdular: "Allah’ım! Onlar benim soyum ve evlatlarımdır Allah’ım! Muhammed ve onun soyuna selam gönder!" İşte bu sırada Allah Teala şu ayeti nazil buyurdular: "Gerçekten Allah, siz Ehlibeyt’ten
kiri (günah ve her türlü çirkinliği) uzaklaştırmakve sizi tertemiz kılmak ister." Ahzab, 33.

Hakim bu hadisin senedinin sahih olduğunu kabul etmiştir. (Hakim’in Müstedrek’üs- Sahihayn’i c.3, s.147-148. )

Muhtalif nakillere baktığımızda olayın olasılıklı ümmü seleme (r.a.) evinde olduğu görülmektedir

Yine Taberi, Tefsirinde Ümmü Selem’den şöyle rivayet ediyor.

"Ehlibeyt ResulAllah’ın (s.a.a) yanında sofranın kenarında oturmuşlardı. Allah Resulü (s.a.a) onları sırtlarındaki bir kisa ile örttü ve sonra şöyle buyurdu: "Allah’ım! Bunlar benim Ehlibeyt’imdir, onlardan her türlü kötülüğü gider ve onları tertemiz kıl!" Daha sonra herkesin sofrada oturduğu bir sırada Tathir Ayeti nazil oldu. Ümmü Seleme : "Ey Allah’ın Resulü! Ben de Ehlibeyt’ten miyim?" diye sordum, "Ama Allah’a andolsun ki ResulAllah bu imtiyazı bana vermediler ve beni de Ehlibeyt’ten saymadılar;
sadece "Sen hayır üzeresin" buyurdular."

Şimdilik nakil olarak bu kadar almayı uygun gördüm, muhtelif başka rivayetler varsa da sonuçta bu olayın olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Şimdi bu olayı tefekkür edelim ve akış şemasına bakalım.

1- ResulAllah’ın ehlibeytine yoğun bir muhabbeti mevcut
2- Bu muhabbet karşılıklı bir muhabbettir .
3- ResulAllah’ın Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’yı abasının altına alması
4- Bazı rivayetlere göre ResulAllah’ın ehlibeytine dua edişi
5- Ve bu duanın neticesinde ayetin inmesi Ahzab 33

Şimdi konulardan bahsedelim ve tefekkürümüzü derinleştirelim ;

ResulAllah’ımızın ehlibeytine büyük bir muhabbeti mevcuttur ama bu muhabbeti tümüyle kan bağına bağlamak yanlıştır , ama ResulAllah’ın (S.A.V) soyunun Hz. İbrahim’den gelmesi ve nesiller boyun o nurun kuşaktan kuşağa aktarılması da soyun önemini bize bildirir. ama unutmamak gerekir ki Ebu Leheb, Resulullah(s.a.v)’in amcasıdır ve Tebbet suresi ile beddua ile anılmıştır.

Yine şu ayeti kerimleri tefekkür etmek gerekir ;

Ali imran 33
Gerçekten Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.

Yani burada soyun önemi vurgulanmaktadır ama soya sahib olan bireylerin imtihanları daha büyük olmaktadır , soya sahib olup Hakk’ında aynı olmak gerekliliği vardır, ve Ehli Beyt bu manada ResulAllah’ın ve Allahımızın hoşnudluğunu kazanmış olduğu kesindir. Zaten bu hoşnudluğun neticesinde Resulallah’ın dilinden o güzel dua hasıl olmuş , Allah’ımız tarafından hemen kabul edilmiş ve bir ayetle de tüm alemlere bildirilmiştir.

o ayetin mealini hemen hatırlatayım


Ahzab 33
Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü’ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

Şimdi şunu da tefekkür etmek gerekir bu ayeti şerif neden indirildi, yani sadece bu olayı bildirmek için mi indirildi , Kuranı Kerim tüm ümmetin bir değeridir ve dolayısı ile bu ayetin ehli beyte özel manası olduğu gibi ümmetede özel bir manası vardır .

Şimdi şu ayeti hatırlatarak konuma devam etmek istiyorum


Enam 125
Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm’a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.

İki ayetin arapçasında da "yuridAllahu" ifadesinin geçtiğini belirmek isterim ve kuran kısmında bu ayetleri daha ayrıntılı inceleriz inşaAllah .

Birde şu ayeti hatırlatmak istiyorum


Enam 112
Böylece Biz, her Nebi’ye insanların ve cinlerin şeytanlarını düşman etmişizdir; bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi bunları yapmazlardı. O halde onları iftiraları ile başbaşa bırak!

Şimdi bu ayetleri neden örnek getirdim ;
Allah’ımız "dileseydim" olurdu ama dilemiyorum diyor, diğer ayetde ise "istiyor" diyor , ve Allah’ımız
istediğine göre bu olayın muhakkak olacağı açıktır , ve olmuştur da .

Yani Allah’ımız ehli Beytten rics’i uzaklaştırmıştır

Rics konusunda kısaca şunları ifade edeceğim ;

Rics" pis bir işe değerler ve "rics" dört şekildedir, Ya tabiatta olan pis bir şeydir (ceset gibi) ; veya akıl yönünden pis bir şeydir (kumar gibi); veya şeriat açısından pis bir şeydir (şirk gibi); veya tüm bu yönlerden pis bir şeydir." bunların delilleri şu ayetlerde mevcuttur Miade süresi /190,Hac suresi /30,En’am suresi /145,Tevbe suresi/95

Allah’ımız kısacası bütün bu kirlerden onları temizlemiş ve pampak etmiştir. Çünkü onlar bunlara bizlerden ve kendi dönemdekilerinden çok daha layıklerdi. Allah’ımız indinde torpil olmaz .Delili nedir derseniz.

HUD 45
Nuh Rabbine seslenip: «Ey Rabbim! Elbette oğlum benim ailemdendir, Senin va’din de kesinlikle haktır ve en hakimlerin en iyi hükmedenisin!» dedi.
HUD 46
Allah: «Ey Nuh, O, asla senin ailenden değildir. O, doğru olmayan bir iştir. O halde bilmediğin birşeyi benden isteme! Ben, seni cahillerden olmaktan men ederim.» buyurdu.

işte bu ayetler açıktır .


Ehli Beytin kendi benlikleri Hakk’ın benliğiydi , yani kısacası kendi benlikleri yoktu, ResulAllah’ımızın da onları kendi abası altına alması bunu gösterir, abanın altına alındıkları vakit kendi zahirleri (görüntüleri) görünmez olur tek zahir olan üstünde abası olan ResulAllah’dır . Yani bu kişiler kime ayndır ResulAllah’a , Allah’ımız ümmet bunu böyle iyice bellesin anlasın diye ayeti de indirmiş ve bu manayı desteklemiştir.

Ama gelip görelim ki ehliaba’ya ne olmuş
Hz. Fatıma şehid (olasılıkla)
Hz Ali şehid
Hz Hasan şehid
Hz Hüseyin şehid

Bu zatları Allahımız niye tertemiz etti hiç düşündünüz mü ?
Bizim için,onlar o kadar temizler ki Hakk’ın aynılar , verdiklerri hükümler kararlar Hakk’ın aynı
Yani şunu demek istiyorum Direk sorgusuz sualsiz büyük istek ve şevkle onları halife yapmamız ve dediklerine harfiyen uymamız gerekirken halifeliği yangından mal kaçırır gibi ResulAllah’ın henüz defin işlemleri bitmeden bir kumpasla almak hiç yakışık aldı mı?
Peki sonrası ne oldu ehlibeytin şehid olma süreci , kime yazık oldu ?
Bizlere yazık oldu onlar şehid oldular şehidlik makamına erdiler ya biz
hurafeler, bidatler , zulumler arasında kaldık ...

Onlara böyle yapılması nedeniyle şu an müslüman dünyası bu haldedir.
Bizim amacımız ise yeniden ehli aba ,ehli beyt sevgisini hatırlatıp bu olayları konuşarak Hakk’ı yerine teslim etmek ve Mehdi A.S’ı Allah’dan niyaz etmeye yüzümüzün olması içindir. Çünkü oda ResulAllah’ın soyundan ehli beytinden olacaktır.

Ehli beyte yapılan zulmu yapan zihniyeti içimizden def etmedikçe onların eksik ve yanlış öğretilerinden

vazgeçmedikçe Deccalin kuklası olmaya devam edilecektir.
Felah Ehli Beyt’in manasındadır
Felah Ehli Beyt’i anlamaktadır
Felah Ehli Beyt’i canı gönülden sevmektedir
Felah Ehli Beyt’e zulm eden zihniyeti tanıyıp uzaklaşmaktadır.

Ehli Beyt mevzusunun anlaşılması ile her batıni kapı açılacaktır , O’nlara duyulan muhabbet ve sevgi Allah’a,ResulAllah’a duyulan sevgidir. O’nlara sevgisi olmayan ölmeden ne yapıp etmeli bu halinden uzaklaşmalı temizlenmelidir.

Lütfen düşünün ....

Allah’ın hidayeti ResulAllah’ın şefeati üzerimize olsun

Amin

Fatima Zehra-Ali; oğul Hasan, Hüseyin
Şehitler kervanıdır; Şam’da yatan Hüseyin

Allah Teâlâ der ki;kalp, nur ile yanmalı
Namaz kılarken her kul; Ehl-i Beyt’i anmalı.

Günü gelince deccal; sizleri kandıracak
Maskesi Müslüman, şeytanca kandıracak

Kendini Müslim sanan, milyonlar olacak
Ehl-i Beyt Nuh Gemisi ; mümin ile dolacak.

Allah emridir bunlar; helak, inkâr edenler
Kur’an-ı Kerim kitap; haktır, biat edenler

Kitap ile Ehl-i Beyt; emanettir sizlere
Allah için namaz kıl; Rab, yâr olsun sizlere.

Yalan dolansız bir din; ilim irfan demektir
İlim şehrine kapı, imam Ali demektir

Alperenler yayıldı; tek hedef Anadolu
Ahmet Yesevi der ki; Türk İslam Anadolu.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Türk islam anadolu Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Türk islam anadolu şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TÜRK İSLAM ANADOLU şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL