3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1597
Okunma

Makineler dağı taşı
Deşiyorlar İstanbul’da
Çukur dolu adım başı
Eşiyorlar İstanbul’da
Arsız şehir uğruları
Yok etmişler koruları
Kaçak göçek boruları
Döşüyorlar İstanbul’da
Yıkıntılar sit alanı
Bina dolmuş hep kalanı
Kutlamalı yol bulanı
Şaşıyorlar İstanbul’da
Dar sokaklar sıkış sokuş
Kimi çıkmaz kimi yokuş
Zengin yoksul itiş kakış
Yaşıyorlar İstanbul’da
Evler eski, hanlar salaş
Yaşam desen tam bir dalaş
İnsanları bin bir telaş
Koşuyorlar İstanbul’da
Yedi tepe olmuş talan
Beş kat çıkmış boş yer bulan
“Cennet gibi” sözü yalan
Pişiyorlar İstanbul’da
Ne boğazlar ne manzara
Mutlu insan mumla ara
Köyden gelip çoğu dara
Düşüyorlar İstanbul’da
Kimi yaşar güle güle
Kimi çeker yalnız çile
Garibanlar yazın bile
Üşüyorlar İstanbul’da
Boğazları görmeyen var
Hiç denize girmeyen var
Ardan ödün vermeyen var
Düşüyorlar İstanbul’da
Varoşlarda sürünen çok
Açken mutlu görünen çok
Sahte maske bürünen çok
Taşıyorlar İstanbul’da
Düşünen yok hiçbir çare
Gelen pişman yüz bin kere
Kasılarak hep boş yere
Şişiyorlar İstanbul’da
Yaşamlarda fark uçurum
Zor düzelir böyle durum
Sorunları yarım yurum
Aşıyorlar İstanbul’da
Yapay değil sorun özlü
Yönetenler iki yüzlü
Yaraları gizli gizli
Kaşıyorlar İstanbul’da
Belli değil gelen giden
Kimdir şehri böyle eden
Yılmaz bilmez nasıl neden
Coşuyorlar İstanbul’da