3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1476
Okunma

Hüzünüm yerdeki betonu eritmeye başladı
O eridikçe bedenim eridi yüreğim eridi
Sarsılmaz sandığım benliğim
Madara oldu çakalların pususunda
Yalnızlığımın tek hücresindeyim
Hücrem dar hücrem nefessiz
Hesaba çekilecek demdeyim günahım çok affım yok
Bin nara kurtarmaz aciz benliğimi
Selamı verenim yok alanım yok
Saçım sakalım karıştı bir birine
Karanlıkları görüyor artık umutla bakan gözlerim
Söndü gözlerimin feri aydınlık yitik kaldı
Gözlerim gurbet yoluna hasret kaldı
Baktığım yerde yok görmek istediklerim dilediklerim
Kazılmış bir mezarın atılan son toprağıyım
Kefen kara bahtım kara
Bir yudum suyun hasreti gibiyim ölümlerden ölümü beklerken
Yok, olmaya hazır bir naşım yıkanılmamış kefene sarılmamış
Olmayan bir mezarın yolcusuyum
Gideceğim durak mechul ömrüm meçhul nefesim meçhul
Yaradan afetmez benliğimi kul edemez benliğimi azat
Kırkımdan sonra bir mezar kazılmış bilinmedik diyarlarda
Hey hat ölüm yakın ölüm ensemde son bir nefesimde
Taşa vurmuş sol yanım son nefeslerde
Cıgaram ciğerlerimin sadık dostu ölüme koşan son adımım
Dağla ciğerlerimi son bir nefeslik kadar
Ve adına yaşam denilen âlemden göç etmem ne kadar yakın
Fani dünyaya bakan gözlerim feri sönmeye yakın
Sevinçler terk etti mutluluklarla birlikte benliğimi
Umutlar göç etti kahır benliğime ne kadara yakın
Bir mum alevi son bir tövbemi
Dökülecek dudaklarımdan acep cehennem ne kadar yakın…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.