3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
886
Okunma
Yıllarca içine atan, susan
Ben miyim?
Ben miyim?
Boylu boyunca uzanmak isteyen
Bilinmeyenlerin kumsalına
Ben miyim?
Doğmayan güneşine
Umut kapıları açtıran
Kendini kandıran
Bunca yıldır gözlerinde hüznü taşıyan
Dudaklarında,
Söylenmesi gereken sözleri
Tutuklayıp zindana kapatan
Ben miyim?
Ben miyim?
Bir hiç gibi ortalarda dolaşan
Adının kalıbına sığamayan
Korkusundan gece gökyüzüne bile bakamayan
Ben miyim?
Ben miyim?
Tüm gerçeklere kapısını kapayıp
Kendi yalanlarıyla yaşayan
Yalanlarıyla, boynunu halata geçirip
Sandalyesine tekmeyi kendi koyan
Hayali bir zaferle, darağacında sıfatsız bir huzurla sallanan
Ben miyim?
Ben miyim?
Hiçbir şey olmamış gibi davranamayan
Yaşadığı şehirde nefes alamayan
Bedeni hareketsiz olsa bile
Beyni sükût içinde olamayan
Ben miyim?
Ben miyim?
Bu karşıda duran yüz…
Bu göz, bu ağız, bu kulak…
Ben miyim bu.
Bu dudak, ne gitmeler karşısında kifayetsiz kaldı kim bilir…
Ya bu gözler…
Ne gidişlere tanık oldu, bir camdan farksız…
Ya bu kulaklar…
Ne yalanlar, ne acılar işitti; sebepli, sebepsiz…
Senden de işittiği gibi.
Ben miyim?
Bu karşımda duran yüz…
Bu göz, bu ağız, bu kulak…
Ben miyim bu?
Evet benim…
Gidişinle, bir göçükten farksız olan bu adam…
Karşımda duran bu yüz
Göz, ağız, kulak…
İşte o benim.
G.Çağlayan
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.