6
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2300
Okunma

Süt dökmüş kedi gibi, düşünmeden bakarsın,
İn sahneden toparlan, hüner mi kendine gel.
Kaşla göz arasında, dilin sürter cayarsın,
Bak mazine geçmişe, uzar mı kendine gel.
Gönlü zapt etmiş ayaz, nerde ten kadar ışık,
Matemi tutar bu el, beyni kemiren yırtık.
Kırmızıyla karışık, yağmuru gizler ılık,
Ayak çarpık telaşlı, yürür mü kendine gel.
Sen istediğin kadar, akılsızca sorgula,
Kaç kez bitip tükendin, yitik fikri yargıla.
Yine geldi akşamlar, gözyaşını salgıla,
Taşımadığın yükü, siler mi kendine gel.
Saman altından akar, bataklık hiç kurumaz,
Rüzgâr dalını sallar, beşikte can uyumaz.
Kurtlar pusuda bekler, hitap gelir okunmaz,
Ruh uykusunda kalır, gezer mi kendine gel.
Sinemden havalandı, sinsi sinsi kuş uçtu,
Gece sessiz şafakla, heybeden göle düştü.
Bırak kop benden gölgem, efsunkâr beden sustu,
Aşksız sevgisız gönül, akar mı kendine gel.
Geçmiş beni çağırıyor, her an sızlar susuzum,
İçtiğim mey değilsin, duman tüter mutsuzum.
Meryem susunca İsa, sen susunca Yusuf’um,
Gönülden gönüllere, bakar mı kendine gel.
Sadıklar hürmetine, Allah’ım tez irşat et,
Âşıklar hürmetine, Allah’ım tez azat et.
Muhammet hürmetine, Allah’ım tez insan et,
Sema yer dürülmeden, Halidun kendine gel.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.