5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1543
Okunma
Şair kuytu ormanda seni aşkla beklerken
Sevginin dünyaya taht kurduğu yerde misin?
Gönül vuslat istiyor deme sakın çok erken
Sen hasretin her gece durduğu yerde misin?
Sokak lambalarında dönerken pervaneler
Aşk gözünü kör etmiş görmüyor divaneler
Aşığın feryadından yıkılsa meyhaneler
Efkârın kadehleri sardığı yerde misin?
Canan aklına düşmüş yüreği kara bağlar
Hüzünlü kara gözler yar özlemiyle ağlar
Yıkılsın iki gönül arasındaki dağlar
Ferhat’ın ilk kazmayı vurduğu yerde misin?
Ay buluttan süzüldü düş düştü gece serin
Şair hala ardında gönlündeki dilberin
Kalbimi damla damla yaralarken hançerin
Avcının bir ceylanı vurduğu yerde misin?
Bu gece yüreğinin kandilleri yandı mı?
Hasret yine an be an kapına dayandı mı?
Bülbüller sevgilinin nazından usandı mı?
Kalemin zincirleri kırdığı yerde misin?
En tenha gecelerde yalnızlığı giyen ben
Özlem denen yangını sinede gizleyen ben
Kızgın çöllerde senin yolunu gözleyen ben
Mecnun’un Leyla’sını sorduğu yerde misin?
Ey şair düşünürsen cananı böyle her gün
Ürkek bir lamba gibi hatırlar seni bir gün
Gurbeti mesken tutan can üzgün canan üzgün
Hasretin yorgun kalbi yorduğu yerde misin?
Gel be kurban olduğum yüzünü dönder bana
Hünkâr iskelesinden bir selam gönder bana
Coşari aşk kuluyum padişah ne der bana
Süleyman’ın Hürrem’i gördüğü yerde misin?
26.05.2011/Samsun
İbrahim COŞAR
5.0
100% (7)