Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
mihrümah sultan
mihrümah sultan

ARZ-I HAL

Yorum

ARZ-I HAL

( 5 kişi )

5

Yorum

1

Beğeni

5,0

Puan

1824

Okunma

ARZ-I  HAL

ARZ-I HAL

Doğmamış günler var hançeremde,
Gün ışığı değmemiş sevdalar...
Alaca karanlıklara mahpus,
Kör, köhne bir kuyunun, en dip kuytusunda,
Kimsenin aşinası olmadığı,
Kimselere aşina olmayan...


Karun’un batmış hazinesi kadar zengin,
Bir onun kadar kayıp…
Midas’ın kulakları kadar (güya)sır,
O’nun kadar da efsane-i garip…
Kulaktan kulağa söylenmiş,
Lakin kimse görmemiş…


Eylülde dökülen yaprağa teselli olmuş,
Nisanda açan çiçeğe meyve muştusu...
Kardelenler misali zamansız açmış belki;
Ama onlar kadar meydan okumuş,
Ayaz yüreklerin mart kışlarına...
Ne sıcağında kavrulmuş ağustosun,
Ne soğuğuyla donmuş ocağın...


Velhasıl çınar olmuş, dimdik kalmış,
Kardelen olmuş, karlara bas kaldırmış...
Volkanıymış, bilmem ki hangi dağın,
Odu içerde.
İnceden dumanı başını sarmış…
Beyaban olmuş gönül,
Bahar-i nazeninken ne çare.
Ömür gülünün miadı doldu ey can!
Budur yürekte çaresiz yâre…



Zeynep Ünal

Seslendiren :TURGAY COSKUN

]

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Arz-ı hal Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Arz-ı hal şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ARZ-I HAL şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Turgay COŞKUN
Turgay COŞKUN, @turgay-coskun
23.6.2011 22:22:51
Şimdi yoruma başlarken düşündüm de; "Acaba" dedim, "Şiir böcek aldı diye mi yoruma geldim ki ben?"

Yapar mıyım? :)

Şaka bir yana seslendirdiğim her şiirin arkasındayımdır zaten. Ve bu şiir de gerçekten harika bir şiir. İmgeler ölçüsünde, dil eski ve yeninin harmanı, anlatım çok çok güzel...

Ben beğendim... Yorumlara baktığımda herkes de beğenmiş...

Kutluyorum...

Siyeye çok uzun bir aradan sonra yeniden geldim. Güzel yazı ve şiirlerde görüşmek üzere...

Selamlar...
Mustafa YILMAZ
Mustafa YILMAZ, @mustafayilmaz
4.5.2011 11:38:55
5 puan verdi
Ne sıcağında kavrulmuş ağustosun,
Ne soğuğuyla donmuş ocağın...

ZEMHERİ ÇOCUKLARIYIZ BİZ, NE KIRAĞILARDA OMUZLARIMIZ DONABİLDİ NE DE ZEMHERİLERDE ISINDI OMUZLARIMIZ...
Yokluk zamanlarının çocuklarıyız biz, varlıklarda da yüreğimiz hep darda kalır, ancak umuttur kardelen çiçeğinin kar delmesi, umuttur bahar ve yaz güneşleri, ki ancak ısınır yüreğimiz...MUSTAFA YILMAZ

Mustafa YILMAZ tarafından 5/4/2011 11:41:15 AM zamanında düzenlenmiştir.
hacar
hacar, @hacar
3.5.2011 19:55:39
kompozisyon,renk uyumu,ses,şiir çok hoş,tebrikler
gulnagme
gulnagme, @gulnagme
2.5.2011 21:16:44
Çok güzel bir şiir ve mükemmel de yorum.

Kutlarım seni ve Turgay Coşkun’u...

Ömrümüz bir eylül gibi; savrulduğumuzu görürüz yapraklarının ayasında. Gelgeç hazların ve yazların ortasında oyalanmamamız için her yaprak bir veda salınışındadır. Ayvalar sararınca dallarında, narlar bir ateşe çevirince bahçeleri, gelmiştir eylül. Yapraklar veda diye titreyince, sular hafiften üşüyünce, aynalardan kaçmak istediğimizde, gelmiştir eylül...

Mevsimler, mevsimlerden çabuk çabuk kaçarken döndürür başımızı. Saçlarımızda ne çabuk renk değişimi oluşmuştur. Alnımızda eylül çizgileri, dallardaki makamı bilinmeyen beste...

Hepimiz olduk çocuk ve genç… Bitmez sandığımız baharlarımız ve yarınlarımız vardı; uyurken hayallere daldığımız, uyanınca düşlere yandığımız, ufukları ve yıldızları yakın sandığımız…

Yollarımız kısa, adımlar çevik, bakışlarımız çelikti. Tuttuğumuzu koparırdık. Hırsımız, inadımız, ısrarımız da fazlası... Daha eylüllere çok vardı; ama temmuzda, eylül yaprağı gibi dertleri, acıları, sıkıntıları yasayınca uyandık, yalancı yaz mevsiminde olduğumuzu anladık.

Hayat bize mevsimlerin kimliğini öğretir. Yani bir dışarıdaki mevsimi, bir de içimizdekini… İçimizin takvimleri koptukça, yüreğimizi de koparır derinden; acımadan, insafsızca…

Yine de ömrümüzdeki hazan yapraklarını, gül olarak görebilmeliyiz derim ben. Koklayabilmeliyiz sararan yaprakları... Hüznümüzü anlatmalıyız onlara. Yapraktan toprağa ve oradan da sonsuz bahara açılan yolculuğumuza...

Rabbim hepimize hayırlı ömürler versin.

Selam ve sevgilerimle...


gulnagme tarafından 5/3/2011 1:16:00 PM zamanında düzenlenmiştir.
ya leyl
ya leyl, @yaleyl
2.5.2011 12:49:52
5 puan verdi
Doğmamış günler var hançeremde,
Gün ışığı değmemiş sevdalar...
Alaca karanlıklara mahpus,
Kör, köhne bir kuyunun, en dip kuytusunda,
Kimsenin aşinası olmadığı,
Kimselere aşina olmayan...


Şairem ,çok hoş bir paylaşımdı .Yürğine gam dokunmasın ...:)
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL