11
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1015
Okunma
Dolaşır karanlığı yakmadan elde çıra
İçindeki dehlizler duyarlar ara sıra
Kanatır yerdekiler erken çıkarsan kıra
İltihabı yapmadan durmaz çakır dikeni.
Toplayıp umudunu başka baharı bekle
Devran hep aynı döner itiraz etme şekle
Kokla güzel havayı bir çiçek de sen ekle
Sevmek istersen gülü acıtır gül dikeni.
İnsan kendi ininde kış uykusuna yatar
Market işletir sanır geceyle gündüz satar
Uyanır gafletinden gerçeğe rüya katar
Yalın ayak gezeni yakar deve dikeni.
Asırlar ötesinden feryadı herkes duydu
Kızgın güneş altında buz varmış gibi buydu
Alem toz duman olmuş yollar mecnuna uydu
Çölde Leyla ararsan batar kaktüs dikeni.
Ağustos böceğine ses verir ulu çınar
Uğuldatır kulağı bakar etrafın sınar
Çoğalınca ormanlar tepeler dolar pınar
Başıma taç etmiştim fidanımı dikeni.
Çadır yok ise eğer üste örtülür savan
Çıktıkça çık yukarı sınır olmaz ki tavan
Elde dokunmuş kumaş kime böylesi havan
Hep yüreğimle sevdim elbisemi dikeni.
Şantiyeye çevirdi dokunulan asası
Bazılar nimet dedi toplu konut yasası
Bağlandı deste deste para doldu kasası
Millet vekili etti apartmanlar dikeni.
Önce tamam diyerek sonra kavlinden cayıp
Uzaydaki deliğe yıldız misali kayıp
Meydanlar boşalınca ölüyü diri sayıp
Atamadım bir türlü topuktaki dikeni.
21.03.2011
Ahmet Çelik
CEYHAN
Saat:22.20
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.