3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2974
Okunma

Bak...Bak ben geldim yine
Sana olan özlemim hasretimle tüte tüte
Doğduğum günün cuma sabahı şafağını
O seher vaktini hemde düşüne düşüne
Şafak seherlere bir bir dönüşe dönüşe...
Ne çocukluğum var ortalarda
Nede onda olanla yaşananlar...
Sokaktaki çemberler yerine
Yeraltlarında matkapla burguları
Çeviriyor tutuyorum şimdilerde
Çelik çomaklarda yok artık
Ne bayramda patlattığım
Siyah tenekeden o ucu iğneli
Küflü kara mantar tabancam kaldı
Nede mahallemdeki koşan çocuklar
Ondaki oradaki ıssız sessiz sokaklar
Bomboş şimdilerde belki bilmiyorum
Emsallerim kocaman adam oldular
Necati arif selim hüsnü ve ramazanlar
Hatta bazısı bu dünyadan çoktan gitti bile,
Göçüp... Göçüp veda etti ayrıldılar...!
Bahar geldi ya... O da geçti anne...!
Ne o eski mera otlaklar var artık
Nede o benim otlağa çıkardığım
Ak benekli melez küçücük buzağılar
Yamaçlar yamaçlarda yok bak şimdi
Onda kayılan tahtadan kaydırak arabalar
Hani nerede tümden tahta demir hurdalar
Hepsi bir bir mazilerde gömülü kaldılar
Benmi Onları terkettim ırayıp gittim yoksa
Yoksa acep onlarmı benden ayrıldılar...
Göveç deresine varıp dalıp boy atmayı
Ekine orak salmayı ve tırpan sallamayı
Mısırın kökü dibine kazmalar vurmayı
Çalı diplerinde sülük arayıp toplamayı
Kışın kaburga kiremitten kapan kurmayı
Üzüm kiraz elmayı... Mürdüm eriği ayvayı
Sap saman kağnılarının ardı sıra koşmayı
Onlara tırmanmayı ne kadarda özledim
Bir bilsen anne... Aaaah bir bilsen... Anne !
Hani hatırlarmısın o eski evleri ahşapları
Çoğu çöktü çürüdü gitti, çoktan yok oldu
Yerine nice boyalı beton yığınları oluştu
Kışladaki ağaçlarda seyrelmiş nedense artık
Çalı dikensiz kalmış her biri birazda doruksu
Gurbet işte be iç çektirmekte, hepten buruksu
Hep hep buruksu... Hep Buruksu... Buruksu... !
Ne ben çocukluğumu unutup
Ondan kurtulabildim nede
Nede kırkı çoktan aşmama rağmen
Sen kocaman adam olduğumu düşünüp
Anlayabildin be anne...!
Ben yine o bendeki uysal çocuk
Sende halâ ilk gündeki şefkât
Ben kırk küsür yıl sonrası
Halâ anamla anılarla yaşayan...
Sense bu koskocaman adamı
Halâ küçük çocuğunmuş gibi
Öylece o haliyle bağrına basan...!
Gurbet onbeş yıl boyunca
Ayrı koydu ya ilkinde bizleri
Ben onca yılın sonrası sonra anca
Yeni yeni tanımaya başlamıştım seni
Tıpkı eski bir sinema filmindeki gibi
Şimdi yine tam onbeş yıl oldu
Sen gurbetten sılaya döneli...
Evet bak filim devam ediyor anne
Oysa sadece ondaki roller değişti...!
Aaaahhh be gurbet aaahh...!
Neleri alıp götürmedinki sen benim yüreğimden
Alışamadım tam koca otuz yıl geçmesine rağmen
Ben sana alışamadım seni aşamadım vesselam
Sana alışamadım seni aşamadım... Aşamadım !
Üzülme anne bir kaç yılım kaldı hayırlısıyla
Sonra.. Sonra ver elini o güzelim TÜRKIYE...!
ANNE...Hani ilk seferinde demiştimya sana...
<< Hani sen ne günler yaşadın
Ne günler görüp, ne günler geçirdin
Yaşın atmışı çoktan geçti, ağrıyıp
Sızlamakta şimdi oysa her yerin
Tansiyonuna dikkat et ANNE !
Bazen de çok yükselip duruyor şekerin
Aman temkinli ol, sonra soğuğa çıkıp
Birde tutmayasın kendini serin
Üzülme sakın, bir şey yapamasan da;
Yeter bana sadece senin O hoş nefesin
Şimdilerde ne haldesin?...
ALLAH seni başımızdan eksik etmesin, ANNE…!!! >>
Hadi... Hadi anne iyi bak kendine
SELAM DUA vede Kal SELAMETLE...!!!
Gurbetten Bir CAN!
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.