2
Yorum
0
Beğeni
4,5
Puan
1251
Okunma

Nasıl anlatayım bilmem ki?
Uzaktaki küçük adamın
Altı koyunu olduğunu
Altısını da evladı gibi sevdiğini!
Nasıl anlatayım? Nasıl?
Kırmızıdan bozma namussuz bir turuncuya bürünmüş
Güzel gökyüzünü!
Nöbet kulesindeki demir parmaklıklara
Sıska bir anahtar ile;
“Hataylı”
“Azap”
“Yeraltı”
Yazıldığını.
Kanatları açılınca şarap rengi gövdesi görünen
Küçük kapkara kuşları!
Uzaktaki kırlangıç bulutunu!
Tepemden kendini ara ara bırakıp
Uçarak geçen duman rengi kumruyu!
Hiç ses çıkarmadan ağır ağır ilerleyen
Uzaklardaki hareketsizliği büyük tekerlekleri ile bozan
Gariban traktörü!
Bulutlardan fışkıran güneşe her baktığımda
İçime dolan sonsuz huzuru!
Gurbetlik halimi!
İçmediğim halde canımın çektiği
Hayali tabakamdaki sarı tütünü!
Beyaz burunlu toprak renkli atları!
Çöp kutusuna düşen siyahlı beyazlı yavru kediyi!
Başçavuşun ağaca bağlı aç köpeğini!
Ve kafamı sağıma soluma her döndürdüğümde
Gördüklerim karşısında, yaşıyor olmanın
Tüm bedenimi saran tarifsiz mutluluğunu!
Nasıl anlatayım size?
İçinde insanların kardeşçe yaşamasını ümit eden doğayı,
İnsanları, geceyi ve günü ölesiye sevdiğimi!
5.0
50% (1)
4.0
50% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.