3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
3394
Okunma

Bir kuzu çevrilse yanında pilav;
Şebidin içine sarıp da yesem…
Fırından çıkınca köy ekmeğinin;
Karnını ortadan yarıp da yesem…
Nohutla, kuruyu ortaya koysak;
Soğanı el ile bir güzel soysak;
Hoşafla, ayranı içerek doysak;
Yaren sofrasına varıp da yesem;
Tavukla, köfteyi dizsem sıraya;
Dolmayla, böreği koysam araya;
Külbastı piştiyse, sakla oraya;
Pekmezi, tahinle karıp da yesem…
Turşuyu getirin kalmasın zorda;
Pirzola hoş olur ateşte, korda;
Baklava, revani beklesin orda;
Dilberdudağını sorup da yesem…
Mantıya yer açın gelsin sini’de;
Höşmerim öldürür seni, beni de;
Yemeyen olursa daha yeni de;
Beklesem sütlacı durup da yesem…
İsot’a, bibere dokunma dille;
Fırından çıksaydı nar gibi kelle;
Adet bu mutlaka bölünür elle;
Çatalı, kaşığı yorup da yesem…
Karnını doyurdu köşede kedi;
Halimi görenler “Aç mısın” dedi;
Yanımda oturan sofrayı yedi;
Hınzırın eline vurup da yesem…
Ali ALTINLI – 29/12/2010
Saat: 12:56
Sini – Zini: Tepsi, Sofra Tepsisi.
Şebit: Yufkadan yapılan köy ekmeği.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.