4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1445
Okunma
Eylüldü
Yağmur yağıyordu…
Eylül yağmurlarıyla gelmiştin bana.
Cebeciden Kızılay’a kadar yağmurla yürümüştüm.
Sonbahar yakışıyor Ankara ya
Siyasalda güz renklerine bürünmüştü sarmaşıklar
İçimde bilinmeyene giderken ki bir korku
Ve içimde aşka adanan çarpıntılar vardı.
Ankara ya sonbahar yakışıyordu.
Bize aşk yakışıyordu.
Ankara da yağmurda yürüyen aşıklar vardı.
Ankara ya sonbahar ve aşk yakışıyordu
Ankara da sonbahar da aşklar yaşanıyordu.
Usul usul kar yağıyordu…
Ankara bir başka güzel olur kar yağdığında
Çorak yüzlü bir çocuğun sevinci oturur kentin yüreğine
Kestane kokusu sarar sokakları
Düşen her kar tanesinde düşlerimiz yağar üstümüze.
Ankara’ya kar yakışır; bize düşlerimiz.
Düşlerimize aşklarımız.
Aşk bize yakışmıştı.
Gün gecenin ayazına bırakır bembeyaz düşlerini
Ve buz tutar bir anda düşen her kar tanesi.
Gece ayaza durur, ayaz düşlerimizi vurur.
Ve buz tutar bir anda aşklarımız…