6
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
2342
Okunma
Derinleşe dursun ebabil kuşunun attığı taş
Atmosfer ne demek bilmeyişiyle
hüzne yatkın kasımlarımızda fıtık...günah
üstelik miğferimin en kalın tülbentidir sema
mai kuyusunda.
benimle kalınlaşan her duvarın
ve uzayan atardamarın
yaşarmışlığım gibi yaptığımdan alıngan bir kollestrolü ve çivi yarıklarının
sebebi telafisinin umruyla hüznü arasına koyduğum asılgan
vebal ve sürüngen kan...zaman çekimizi karşılayamayınca
hüznün matematiksel bir yalnızlığı say ikimizi
niteliksel karşılığımızın olmayaşından.
işte ilmihalim
boyundan büyük işlere girmiş kıssasım
eğip başımı bir yolculuktan gelmiş bir bacanın içinden
yuvarlanıp bir kapıdan girmişim gibi.
sık dişini anla ki ikimize geliyorum elimde salıncak
ve konserve imge sen seversin diye
ayıkladığımdan princi maddeden
sen balkon olunca
ben
giderim
çalışırım
bahçe getiririm
sonra.
hangisini seversen
deniz de olur ayna da tiyatro da biz seninle orada oluruz
hangisini istersen
bir gökkuşağı ya da bir çarşafın altından geçer gideriz
yağmurlaşırız bir çocuğun duasına düşeriz avuçlarından
hiç ağlatmayız annesizleri
küseriz
diğerlerine
ama özür de dileriz.
geç kaldıklarımızdan.,.
çünkü zamanlama hatalarımızdan
ufak tefek yarınlarla aramıza girecek teredütü
şeytan sever.
oysa biz tanrı severiz
her şey yolunda gittiğinden.
sana bakan adam bana bakan kadın en seçkin dekoltemizden
evine koşarlar depresif.
çünkü
gömleğimiz arkadan yırtık bizim
elele gidenleriz bu dünyadan
huzursuzluğumuzla üç puanlık sistemde
en fazla
bir mağaranın ana rahminde
iki uyuya kalmış
derler üstümüzü örtenler...
Bilmezler evimize dönenleriz
uçkuru sadık yüzümüz yerde
bir puan cebimizde
Allah’a ısmarlanmış...
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.