10
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2310
Okunma

İki kolda ayrı ayrı
İki kolda şehvetle hükmeden kol düğmeleri
Onları ilk taktığında mutluydun
Sahiptin pırıltısına
Haşmetine
Sana eşlik ediyordu en şık gecelerde
Sonra amaçsız döndüler kutularına
Belki bir gün lazım olacaktı orada durdukça
Kol düğmelerini çıkardığında başladı son baharın
Lale devri bitmişti artık
Oysa coğrafyasıydı hayatın
Beyninden geçenler sonbahara dem vurmuştu aslında
Umarsız hayasız tembellikti durağanlığın
İkilemlik ve sıradanlık hakim her santim ruhuna
Silkelenmek lazım
Derken derken dahada durağan her saniyesi hayatın
Küçük yaşlardan rüzgarlarla eşlik etmek kıtalara
Ve limanını sevmediğin gençliğine avutmak bedenini
Anlam katmak istersin
Anlamlamak olgunluğa geçişte
İşe vermek ruhunu
Ateşini denizde söndürmek
Her çelmede her yürümede takılan taşlara ayaklara tekme atmak
Arkadan vuranlara dönmek sırtını bilmeden savunmasız yakalanmak
Fazladan gelen krallığa bir masada tecavüz etmek
Her 5.0 de anlamak
Tutunmak elinde olan her şeye
Sonra bırakmak tutmamış gibi
Aniden sereserpe
Ateşi neden hep su söndürür neden suyun görevidir bu
Suya sormamıştır yanarken
Yanmıştır yakmıştır
Üfledikçe alevlenen
Suya sormamıştır aslında yanarken
Farkına varmak hayalin ve amaçların ve idealistlerin
Erdemli faziletlerini
Görmeyen gözlerle dokumak iplik iplik sabır sabır
Ortaya çıkan şahane eserin
Karşısında yudumlamak sevdiğin kahveyi
Merdivenden çıkarken aniden düşmek
Kırmak heryerini
Duruşunu düşürmek
Yara almak derinden
Yaralarını sarmak
Acı verir insan olan insana
Sonra dindirir her zonklayan yerini
Zaman artık hep aynıdır
Ölüsündür kalp atışınla
Toparlanmam zaman lüksünün içinde
Yayılır hayasızca
Oysaki incilerin vardır ikisi bir yanında sol yanında da bir tane
Kaybetmemem gereken
Kutsallığına tapınarak koruman
Artık merdivenlerden çıkmak kalır sana da
Aslında bildiğin çıkışı daha kolaydır bu sefer
Tecrübedir aslolan
Çıkışın çok kolay olacaktır bu sefer
Kırıkların hatırlatacak her basamağında
Ama kolay olacak ilk seferki gibi sallandıkça bileceksin nereye tutunacağını
Bir gün işte o gün
Kol düğmelerinin çıkma saati gelip çatmıştır
Karşısında duran sade ve o kadar doğal bir duruştur
Tam tersidir varlığının
Ama çıkarmıştır kol düğmelerini
Takmıştır olması gereken yere
Giymiştir ruganlarını ayağını sıkacağını bile bile
Artık biliyorduki ağrıdır acıdır emektir doğuran güneşi
İki deli kol düğmesi basmıştır gaza almıştır yolu dağlara
Arabanın koltuğunda uyumuştur tatlı bir uyku aslında
Elinde simit karşısında alabildiğine haşmetli deniz
Gözleri dem vurur gözlerine
Sözleri esen yele savrulur
İki deli ko ldüğmesi
Dökmüştür içlerini
Saçmalamıştır deli deli
Biri takılıdır yerinde diğeri düşmüştür yerlere
İki deli kol düğmesi basmıştır yarınlara mührünü
Biri özgür bir deli
İstanbul usülüdür paralı yol geçisi
Eski rum köyü dağlarda almıştır nefesini
Uçurumlar uçurumlar
Savurmuştur düşünceleri
Gözleri manyak güzel dediği
Dudakları bal demliği
Gülüşü sarhoş
Sesi hükümdar
Saçları hapis
Dönüyor gerçeğe kol düğmeleri
Artık hava almıştır parlamıştır özleri
Gözleri manyak güzel güzelliği hayatın sahibi
Başlamak
Başlamak bitirmenin yarısı
Sarılmak mücadele ruhuna bir Kızılderili asiliği
Çıkmak basamakları
Elinde baltası
Ağzında zafer marşı
Saldırmak belkide hedefine
Umarsız
İncilerine ve ruhuna sarılmak
Nefes almak bir tepede
Beklide bir çınarın altında oturmak
Kahve kokusunda
Sarılmak
Sarılmak
Sevgili arkadaşım/dostuma (e.o) yazılmış dizelerdir.. nacizane…
11/11/2010 rain
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.