1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1686
Okunma

Sebepsiz bir hüzün sarar yüreğinizi kimi zaman
Bırakırsınız kendinizi sisli orman kuytularına
Yol almak istersiniz incecik bir çizgide/
Hatta, bir karıncanın ayak izinde
Ve, yok olmayı göze almak/
Hayatın en karanlık dehlizlerinde
Kimi zaman bir büyü gibi kendine çeker sizi/
en ürkütücü derinlikler
En demli zamanında gecenin/
deme gelir kıvrılarak o, kahrolası engerekler
Ölüm kadar sessizdir artık anlar
Sorular cevapsız, cevaplar sa anlamsız
Yüzlerce martının yüreğine yüklersiniz sancılarınızı/
Avaz- avaz susarsınız!
Ne tuhaf!Kendi kulaklarınız bile tanıyamaz kendi avazınızı ;şaşırırsınız!
Bir keman sesi yırtar yüreğinizin perdelerini kimi zaman/
Lime -lime edilirsiniz
Şaşkın bir balık gibi kendi kumsallarında dövünen ruhunuzu izlersiniz sessizce
Yüreğinizden kopan bir parça dağılır tüm evrene, zerreler ce !
Siz, öylesine mütebessim
Garip bir haz duyarsınız kendi yeisleriniz den aşikar!
Siz, zaten hep böyle tuhaf/tınız!
Aldırmazsınız gözyaşlarınıza, salıverirsiniz olabildiğince
Ara, sıra saysanız da damla -damla
Bilirsiniz ki her geçen an bir vedadır aslında
Hep şikayetlendiğiniz bu hayatla
Ağlamak da olası gülünecek yerde, gülmekte vaki
Zaten, insanın hamurunda olmayan ne var ki?
Elde var bir, elde var iki neye yarar ki?
Gün umuda doğar ama karanlık takar çelmeyi
Bu öylesine bir hüzündür işte kuşatır yüreği
Kimi zaman anlamsız, çoğu zaman da sebepsiz
Hepsi insanca hasletlerdir bunlar kuşkusuz!
Yinede hep aynı sözcükler dökülür dudağınız dan/ sayıklarsınız
İnsan denen varlık ne garip!
Neden hep böyle tuhafız? ’
Meral Adak..
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.