0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1909
Okunma
Duvarlar yıkılır,
Önce hayallerinin üstüne sonra bedenine.
Nefesin daralır,
Vücuduna binen yükten yahut zihninde oluşan yıkıntılardan.
Bitkin düşmüşsündür,
Düşlerinin anlamsızlaşmasından.
Ne yapacağını bilememenin çaresizliğiyle
Boşalan sinirlerden, biten ümitlerden !
Gözlerin donuklaşmıştır,
Geleceği öngörememenin buhranıyla.
Adım atmaktan çekinmektesindir,
Hiç yitip gitmeyeceğini sandığın özgüveninin kaybolmasından.
Düşünmek istememektesindir,
Dimağında türeyenlerin yararsızlıklarını kestirebildiğinden.
Beyinde kurulu bulunan fabrikaların
Yalnızca "yeis" imal etmesinden.
Yemek yemektesindir,
Ramazanda, İftar vaktinde hem de
Ancak tinin doymuşluğu öyle baskındır ki tenin açlığına
Yiyip içmene gerek kalmayacaktır, yeterince tattığın hüsranlardan...
Çokça coşkunsundur,
Sel vurduğunda taşan bir baraj misali..
His dünyan keşmekeş içindedir.
Kaybedilen bir muharebenin ardından.
Harp ise büyümektedir.
Yıkıntı ve döküntüler arasında biten çiçeklerle birlikte...
İşte o çiçekleri fark ettiğin an,
İdrak edeceksin ki tutunmaktasındır halen, hayatın ucundan bucağından...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.