0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1424
Okunma

İŞTE BEN…
Yorgun gecelerin esiriyim yalnızlığımla
Tükenmiş umutların boş sokaklarıyım
Gözlerden dökülen yaşların son damlasıyım
Tutulması gereken son matemim
Kalbimin atar damarının en son sayfasındayım
Yürüdüğüm yoların son hükmünde son durağına yakınım
Bildiğim bilinmesi gereken dertlerin durağındayım
Gecenin üzerime çarşaf gibi örtündüğü dendeyim
Hazanlara boğulmuş çıkmaz yoların en son bariyerindeyim
Yaşlanmış bendemimin akların soluk aldığı beyaz saçlarımın karasındayım
Sakallılarımın karadan beyaza iltica ettiği yerdeyim
Üzerime örtülecek son toprakların atılacağı yerdeyim
Yaşadım sandığım bu fani dünyanın dönüşlerinin son turundayım
Doğumdan bu güne beni taşıyan bedenimin kırılma noktasındayım
Mutluluk denilen ele tutulmayan o suni yaşamın tutamadığım yerindeyim
Dipsiz kuyuların son noktasındaki bir damla suyun kenarındayım
Hoyrat duruşlarımın buruşmuş yok olmaya yüz tutmuş mekânlarındayım
Kılı kırka yaran beynimin bitmek üzere olduğu denindeyim
Fikirlerimin birer birer çöktüğü yerdeyim
Yaşamla ölüm arasındaki ince çizginin bitişindeyim
Sevdalara gebe kalmış kalbimin son atarlarındayım
Nabzımın bir mum alevi gibi söneceği vakitlerindeyim
Gözlerimin ferinin söneceği yıldızların kayması gibi karanlığa gömülecek anlardayım
Beynimin yaşanılmışlıkları ve yaşanılacakları silecek konumdayım
Yorgun bedenimin iflaslarındayım
Kat kat büyüyen büyümesiyle yok eden dertlerin zirvesindeyim
Baktığım dünyanın son sefasında son karesindeyim
Başlamadan bitecek olan bir filimin son yazacağı yerdeyim
Duyacağım en güzel kelimelerin bana ulaşmadan tükenecek sinedeyim
Yaraların melhem istemediği kapan mak bilmeyen çilelerin mekânındayım
Kopmuş bir nefesin son çırpınışlarındayım
Kayaları okşamaya koşan koca denizin son dalgasıyım
Kıyıdan ucan kanadı kırık ölümüne kanat çırpan yaralı bir martıyım
Bir ananın evladını tabutlara vereceği dendeyim
Omuzlarda taşınan naşın yarısı gibiyim
Giyilmiş beyaz kefenin son perdesi gibiyim son sarılışındayım
Bir evladın baba diyişinin son çıkan sesi gibiyim
Okşanması gereken bir şevkatin başları okşayan bir kırık elin haliyim
Haykırışların sağır birine haykırışı gibiyim
Duyulmayan duyulamayan bir çığlığın sesiyim
Tutuğumu sandığım bu dünyanın tutunamadığım anlarındayım
Beni yürüten bacaklarımın kollarımın hareketsiz kalışının fendindeyim
Tatlı sözlerin kulağıma deymeyişinin sağırlığındayım
Yaşanılmamış bir ömrün yaşanılmış sanıp kendimin ihanetimdeyim
Sevmek sevilmek denilen ele tutulmayan o yaranın içerindeyim
Çürümeye yüz tutmuş yaraların ilaçlarının çaresiz kaldığı bir yarayım
Yüreğime saplanmaya hazır bir kılıcın kabzası gibiyim
Yutkunduğum suyun zehire dönüştüğü günümdeyim
Fani dünyanın ölümüme yakın olan günündeyim
Gevdanki
5.0
100% (2)