Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek! - pitigrilli
Yaşar Cerit
Yaşar Cerit

Sakın İstemem

Yorum

Sakın İstemem

( 2 kişi )

3

Yorum

0

Beğeni

5,0

Puan

1202

Okunma

Sakın İstemem

Eğer bir gün duyarsan,
Perme perişan hayat içinde,
İğne iğne,hüzünlerde yaşadığımı
Ne olursun selam yollama,
Bir mektup bile yazma bana;
İçin burkulmasın sakın istemem.
Eğer bir gün yine duyarsan,
Acılarımın tümden bittiğini,
Adres değiştirip,
Şu hanı terk ettiğimi,
Görme yeşil tabutta öyle görme,
Salına salına,omuzlarda gittiğimi
İçin acımasın sakın istemem.
Eğer bir gün merak edip,
Mezarıma yolun düşerse
Uzak dur başucumdan,
Üstüme kapanma öyle sere serpe,
Çünkü börtü böcekler sarar seni,
Şu kara toprakta üzme beni;
İçin kanamasın sakın istemem.
İstemem ey sevgili,
Akan gözyaşlarını istemem,
O mahmur gözlerin ağlamasın,
Ağlayıp da keman kaşların çatılmasın,
Kıvrık kirpiklerin oy oy,
Boş yere ıslanmasın,
Arkanı dön ve git,
İçin kavrulmasın sakın istemem.


Yaşar Cerit

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Sakın istemem Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sakın istemem şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sakın İstemem şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
ALİ ÇAĞLAYAN
ALİ ÇAĞLAYAN, @alicaglayan
13.7.2010 16:36:36
5 puan verdi
Sakın İstemem


Eğer birgün duyarsan,
Perme perişan hayat içinde,
İğne iğne,hüzünlerde yaşadığımı
Ne olursun selam yollama,
Bir mektupta yazma bana,
İçin burkulmasın sakın istemem.
Eğer birgün yine duyarsan,
Acılarımın tümden bittiğini,
Adres değiştirip şu hanı terkettiğimi,
Görme yeşil tabutta öyle görme,
Salına salına,omuzlarda gittiğimi
İçin acımasın sakın istemem.
Eğer birgün yine merak eder,
Mezarıma uğramak istersen,
Yaklaşma başucuma sakın yaklaşma,
Börtü böcekler sarar sana,
İstemem kara gözlerin ağlamasın
Ağlamasında keman kaşların çatılmasın,
Kıvrık kipriklerin oy oy ıslanmasın,
Islanmasın ey sevgili sakın istemem.



sitem var şiirde..
hüzünlü bir sitem..
kırgın bir yürek var..
aşkı alalı..
harikaydı şiir yaşar dostum..
kutlarım..
sevgiyle..
Özden Özpınar
Özden Özpınar, @ozdenozpinar
11.7.2010 01:35:21
Sitemkar dolu dizelerde sevginin gücü daha büyük ses....kutluyorum.saygıyla
admorhn
admorhn, @admorhn
11.7.2010 00:55:40
dizelere bölüp,şiirin soluklanmasına yardımcı olabileceğinizin kanaatindeyim!'Uzun olmasada cümleleriniz,kısa tutmanız da fayda var!Ayrıca ''sakın yaklaşma sakın ha!' mısrasında sakın ha şiirin ahengini bozuyor.(Çalışmanız hoş ayrıca)

Şiirimize katkısı olması umuduyla azıcık erbabından okuyalım:


GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ (131512 Hit)

Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!



Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL