Mekanı cennetir tüm şehitlerin Cehennemdir yeri hain itlerin
Ey Kuvayı Milliye şehitleri Basın bağrınıza bu yiğitleri
Emanettir size torunlarınız Kalmayacak asla yerde kanınız
MELAHAT ÇETİNKAYA .
NOT : Bu şiirimi onbir şehidimize ve tüm şehitlerimize ithaf ediyorum . RUHLARI ŞAD OLSUN MEKANLARI CENNET ULUSUMUMUZUN BAŞI SAĞOLSUN VATAN SAĞOLSUN
Paylaş
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Canlar yandı kül oldu şairim, kalemler bile ağlar oldu artık yazmaktan, ama it soyları bıkmadılar usanmadılar halen canımızı almaktan, mekanları cennet olsun, sebep olanları yataklık edenleri Allah kahretsin, Selam yazan Vatansever dost şair yüreğe, sevgilerimle...
.............. Ey Kuvayı Milliye şehitleri Basın bağrınıza bu yiğitleri
Emanettir size torunlarınız Kalmayacak asla yerde kanınız
duyarlılığınızı yürekten paylaşır ve kutlarım dost.. sözün bittiği noktadayız artık.. dillerin konuşacak hali kalmamış.. akılsa sus pus artık.. şiir harika.. kutlarım.. sevgim ve saygımla..
EMEGINNE YUREGINE SAGLIK CANIMCIM HEPIMIZ BIRER KUVAYI MILLIYE RUHUYUZ VE ONUN NEFERLERIYIZ YASATACAGIZ,VATAN BIZIM ATAMIN BIZE EMANETI OLAN ULKEMIZE SAHIP CIKACAGIZ.VATAN ICIN BUGUNE KADAR SEHIT DUSMUZ VE VATANI KURTARMAK ICIN MUCADELE ETMIS KURTULUS ,CANAKKALE SAVASLARINDAN CIKMIS MILLETIZ RUHUMUZ KUVAYI MILLIYE RUHU YENECEGIZ BU GUNLERI,VATAN BIR BUTUNDUR PARCALANAMAZ.SEHITLERIMIZ NUR ICINDE YATSINLAR,HER BIR VATAN EVLADI CENNETIN EN GUZEL YERINDE NURLARDA YATSIN.RUHLARI SAH DOLSUN.TAM PUAN
hani sevgili dost şairim; "sözün bittiği yer" denir ya, zannımca işte asıl burasıdır sözün bittiği yer.. "VATAN SAĞ OLSUN" elbet de... nasıl anlatacağız bunu şehit anneleri ve şehit babalarına... üstelik babalar gününde...
Duyarlı yüreğinize sağlık.Kardeşlikmiş hala buna inananlar var.madem kardeşiz de neden gençlerimiz şehit oluyor kendileri gibi kahpe kurşunları,mayınları tuzakları bunlar mıdır kardeşlik.göze göz,dişe diş.yılanın başı heryerde ezilmedikçe bu böyle sürer gider.mecliste legalite kazandırılan terörist müsveddeleri her platformda devleti tehdit ediyor.bu demokrasi değil soyu bozuk itlere prim tanımaktır.sabırlar taştı artık.linçler başladı başlayacak o zaman bakalım kime ne olacak.bir de çocuk dediklerini sokağa sürüp yakıp yıktırıyorlar,bir takım akıl fukaraları ve satılmış hainlerde güya bunlara şefkat gösteriyor.bunlar amerika ya da avrupanın herhangi bir ülkesinde olsun hepsini sorgusuz sualsiz kurşuna dizerler..ama biz 7 kocalı hürmüz gibi gelene ağam gidene paşam dersek olacağı bu,daha beteride olacak.şimdi terörü yoğunlaştırıp apo denen aşağılık yaratık için pazarlık ortamı yaratılmak isteniliyor.ok yaydan çıktı artık gittiği yere kadar gidecek dağdakiler kuzey ıraktakiler imha edilmeli.kuzey ıraktakileri koruyup kollayan barzani yaratığına türk dışişleri bakanı ağabey diye hitabediyor.insan utanır yahu utanır şehitlerinden 70 milyon Türkten utanır.çaputlu kıro gelmiş ahkam kesiyor ..yazıklar olsun.oy ve iktidar uğruna vatan satılmamalı..bunu bedeli günü geldiğinde yüce divanda ödenecektir...NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE..
Mekanı cennetir tüm şehitlerin Cehennemdir yeri hain itlerin
Ey Kuvayı Milliye şehitleri Basın bağrınıza bu yiğitleri
Emanettir size torunlarınız Kalmayacak asla yerde kanınız
-------------------- Sevgili Melehat Hanım,
Bu güzel şiirinizi okurken,hele Nazım Hikmet'in yukardaki şiirini Yüce insanın resmiyle pekişen o görüntü ruhumu okşadı,duygulandı.Neler yazacağımı bilemem,belkide çok şeyler sıralanacak...
Ne yazik ki,ulusal güvenlik çarkı dönmüyor. İç Güvenlik Sorunu; İç Güvenlik Yasasının İç İşleri Bakanlığına tanıdığı yetki ile sağlanır. Bu yasanın içeriği olan, kamu düzenini sağlamak ve bununla ilgili sorunların çözümünden sonuca gitmek bunu yaparken, Devletin Anayasal varlığı gözetilerek, Türkiye Cumhuriyetin özüne bağlı anayasal yetkinin çizdiği çerçeveler içinde İç İşleri Bakanlığı Görev ve yetkilerini kullanır. İç İşler Bakanlığı bu görev ve yetkiyi kullanırken; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin anayasal düzeni, ulusal varlığı, bütünlüğü, uluslar arası alanda siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik çıkarlarını esas alarak hukukun üstünlük ilkesi dâhilinde hareket eder. Bunu yaparken Türkiye’nin sosyal-ekonomik ve coğrafi konumunu göz önünde tutarak yapar. İlke olarak, Etnik kökenine göre değil, toplumların yapısal ve yaşamsal şekillerini göz önünde tutarak hukukun üstünlük ilkelerine göre hareket eder ve adaletli bir şekilde yasanın kendisine tanıdığı yasal çerçevesi içinde görevini ifa eder. Türkiye’nin baş belası olan terör sorunuyla mücadele etmek bir bütünlük ister. Terörle mücadele ulusal bir davadır ve ulusal bir mücadele stratejisinin ortaya konulması gerekir. Bakın şu sorulara cevap ariyalım. Terör nedir, neden ve nasıl doğdu bu soruna yanıt bulunmuş mu dur? Doğu da ki insanların ve çocuklarının eğitimine acaba gereken önem verilmiş midir? Geri kalmışlıktan nasıl kurtuluruz ve terörü büyüten sorunlar ve terörün kullandığı kaynaklar tespit edilmiş midir? Cehaletin, yoksulluğun, işsizliğin ve aşırı nüfusun artması yönünde ne gibi etkinlikler ve tedbirler alınmıştır? Yetişmekte olan gençlerin beyinleri nasıl ve ne şekilde yıkanarak dağa çıkarıp, bu ulusun insanlarına ve devlet güçlerine karşı kullanmaları nedenleri üzerinde durulmuş mudur? Bugün emperyalizmin dünyaya egemen oluşu ve bu yönde kalkınmakta olan ulusların üzerinde ki etkinlikleri gayet açıktır. Hep cehalet ve ekonomik sorunlardan başka bir neden görmüyorum. Terörist olarak bildiğim o insanların özünü araştırıldığında, çoğu fakir ve cahil olanların çocuklarıdır. Artık eğitimsizlik ve yoksulluk bu insanları baş belası olduğunu herkes görmelidir. Ki görülüyor ve hepimiz bunu biliyoruz. Bakın doğuda yerel yönetim kimlerin ellerinde olduğu herkes biliyor. İş başına gelmeden önce verilen sözlerin kaçı yerine getirilmiştir. Sadece yerel seçimin yaklaşmış olduğu düşünüldüğün de, taraf kazanmakla için, şiddet hareketleri yaratarak insanların dikkatlerini başka noktala çekmek ve bu konuda birçok insanın canına ve malına zarar vermek ne kadar üzücüdür. Demokratik özgürlükler savı ile bir takım şiddet eğlerleri yaratmak bu insanlara acı vermekten başka hiçbir şeye yarar getirmez. 21 enci yüzyıldayız. İnsanları din, ırk, cins ayrımını yapmak çoktan geçmiştir. İnsanları mutlu etmek için gereken ne ise o yapılmalıdır. Huzur ve sükûnet hepimizin isteğidir. Artık annelerin gözyaşı dinlensin. Sevgililer sevgililerin tabutuna sarılmasın. Ne olur birlik ve beraber olalım. Tüm istemler varsa demokratik yolarla hal edilsin. Şiddet şiddeti yaratır. Kimseye bir çıkar sağlamaz. Bu böyle giderse anayasada değişiklikler olacak ve hiç kimse meclise bağımsız olarak giremez. O zaman daha mı iyi olacaktır. Bağımsız olarak meclise girenler acaba bu millete ne kazandırdılar. Sadece tahrik yaratarak ve milletin onlara verdiği yetki sorumluluklarını unutarak, değişik yöntemlere baş vurup kendilerince doğu bildiği ama toplumun doğru olarak onaylamadığı bu hareketlerin sonu kendilerine zarar verdiği gibi Türk Milletine de zarar vermektedir. Dış mihraklar rahat durmuyor. Türkiye’nin Büyümesini engellemek için sürekli gereken tüm engelleri yaratıkları gerçeğini herkes biliyor. Bilimsel olarak tehdide karşı önlemler konusunda içinde yaşamakta olduğumuz süreç ve koşullar budur. "Mevcut anayasal sistemde mi bir aksaklık var yoksa Türkiye'nin sahip olduğu dinamikler mi yeterince güçlü değil?"."Tehdit belli ve açıktır. Tehdidi yok etmek için demokratik sistem içerisinde görev ve sorumlular da belli ve açıktır.",Öyleyse neden hala Türk ulusu bu tehditlerin ortasındadır? Lütfen… Lütfen Değerli Yetkililer atılması gerek ilk önemli adımlarımızı atalım. Türkiye Dünya Ülkeleri arasında yer ve coğrafi olarak yeri çok önemlidir. Buna göz diken birçok kötü emelli ülkeler vardır. Bunlara engel olalım hep birlikte tek güç halinde birlik ve beraberlik oluştururcasına, hep var olalım. Yine şehit ve yine göz yaşı... Hepimize çok iş düşmekte…
Haydar Uzun
dost46 tarafından 6/20/2010 6:29:22 AM zamanında düzenlenmiştir.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.