............................................. 3 Mayıs 1944 ’ün aziz hatırasına!..
bir yanda faşist almanlar kol gezerken öbür yanda komünist moskoflar kızıl güneşe boğdurulurken masumlar adına savaş ve özgürlük denildi çaresiz insanlık katledildi zalimlerce ...
bir karış toprak istila edilirken dünyada gırtlaklandı sahabe çocuklar hücrelerde solduruldu bizim gençler teyyareler bombalarken yurtları talan oldu insanlık, söndürüldü ocaklar...
katil moskof yürüdü Kırım’lı Türk’ün üstüne Azerbaycan Türk’ü sığındı alman itine doğrandı Türk başlar meydanlarda çığlıklara kulaklar tıkandı Ankara’mızda bir avuç vatan yüreklim kükredi yurdumda !..
dengeler bozulmasın istendi devletimce esarete baş kaldıran Turancılar tabutluklarda çürütüldü genç bedenler vatan, gardaş, soydaş diyenler kurşunlandı bir devrin battığı hücrelerde !
Zafer Direniş ...
3 Mayıs 2010 Pazartesi 01.00 Lahey
Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
............................................. 3 Mayıs 1944 ’ün aziz hatırasına!..
bir yanda faşist almanlar kol gezerken öbür yanda komünist moskoflar kızıl güneşe boğdurulurken masumlar adına savaş ve özgürlük denildi çaresiz insanlık katledildi zalimlerce ...
bir karış toprak istila edilirken dünyada gırtlaklandı sahabe çocuklar hücrelerde solduruldu bizim gençler teyyareler bombalarken yurtları talan oldu insanlık, söndürüldü ocaklar...
katil moskof yürüdü Kırım’lı Türk’ün üstüne Azerbaycan Türk’ü sığındı alman itine doğrandı Türk başlar meydanlarda çığlıklara kulaklar tıkandı Ankara’mızda bir avuç vatan yüreklim kükredi yurdumda !..
dengeler bozulmasın istendi devletimce esarete baş kaldıran Turancılar tabutluklarda çürütüldü genç bedenler vatan, gardaş, soydaş diyenler kurşunlandı bir devrin battığı hücrelerde !
( . . . ) YAZAN YÜREĞE SAYGILAR SELAMLAR. 3 NOKTA SONSUZA GİDER BİLİRSİNİZDİR SEVGİLİ GÖNÜLDAŞIM.TIPKI VATAN BAYRAK MİLLET SEVDAMIZIN SONSUZA KADAR SÜRECEGİ GİBİ.UNUTULAN ŞU SADECE ;ZALİMİN ZULMÜ VARSA SEVENİNDE ALLAH'I VAR... OL DEYİNCE OLDURAN ALLAH'I VE BİZLERE BAHŞETTİĞİ **İLAHİ ADALETİ**VAR.TARİHE BAKACAK YÜZÜ OLANLAR ŞÖYLE BİR GÖZ ATSIN Kİ;MAZLUMUN AHINI ALANLARIN BU GÜN NAAŞINI SECDE EDER VAZİYETTE BULUP (İBRET ALMAK ADINA OLMASADA)MÜZELERE KALDIRIYORLAR.ASIRLARDIR AYNI ÇAPANOGLU OYUNLARIN İÇİNE ÇEKİLSEKTE BİZLER Kİ İMAN DOLU GÖGSÜMÜZ VE SERHADDİMİZLE KİMLİĞİMİZİDE KUVVETİMİZİ DE İSPATLAMIŞIZDIR.SOYKIRIM NARALARI ATANLAR YILLAR ÖNCE TOPRAKLARIMIZA HASTA ADAM GÖZÜYLE BAKARAK GELİRKEN GEÇMİŞ OLSUNAMI GELMİŞLERDİ?AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ.KALEMİNE YÜREĞİNE SAGLIK ŞİİR DOSTU GÖNÜLDAŞIM.SELAM VE DUA İLE
1944 sanıklarıyla bire bir yüz yüze konuşma imkani buldum bu fani ömrümde defalarca...O zamanlar öğrenci olan sevgili Mehmet Irmak ağabey her defasında özünü anlatmıştı o vahşetin...Sanırım hayatta kalan hiç kimse kalmadı o günlerden en dev olanı en pöpüler olanını bir kaç ay önce yitirdik..Sevgili üstad Reha Oğuz Tükkan...Mustafa kemalle habihallerini,meclisteki hararetli tartışmaları çok güzel anlatırdı... üç mayıs bir çığlıktı dediğin gibi baş kaldırıydı, ve sonuçta bir hareketin başlangıç noktası oldu... herkesi sevsekte bizi sevmeyenler olacaktır eski yaralalrı kaşıyanlar,bundan nema çıkarmak isteyen gafiller hep var olacaktır oyuna gelmeyeceğiz asla..Yine seveceğiz..bize taş atanalra biz ekmek atacağız daima...kim nasıl düşünüp nasıl hareket ederse etsin...Allahın yaratığı her kulu yunus sevgisiyle seveceğiz düşüncesine saygı inançlarına hoşgörü ile yaklaşacağız...Çünkü biz buyuz...kavgasız gürültüsüz fikri hür düşüncesi özgür bir toplumun bireyleri olarak herkese saygılıyız..saygı duymasalarda hatta faşist ve yobaz diye hakaretler etselerde evrensel sevgimiz nefreti yıkmaya yetecektir..sevgiyşle kurtulacaktır bu dünya...belki onlarda sever belki onlarda saygı duyarlar bize... yüreğine sağlık ağabey...
DUN NE ISE BUGUNDE AYNI DOST SAIR EMPERYALISTLER BIZI BIZE HIC BIRAKMADILAR KI.HEP TEPEMIZE VURDULAR. 1944 DEN BERI OLAN OLAYLAR BASIMIZDAN EKSIK OLMADI.COK CANLAR YITIRDIK,OGRENCILER YOK EDILDI,DIRENEN GENCECEIK INSANLAR MUCADELELERI SINDIRILMISTIR.HAPSETTILER ,HER SEY GELDI BASLARINA. EMEGINIZE YUREGINIZE SAGLIK.+ 5 PUAN
........... dengeler bozulmasın istendi devletimce esarete baş kaldıran Turancılar tabutluklarda çürütüldü genç bedenler vatan, gardaş, soydaş diyenler kurşunlandı bir devrin battığı hücrelerde !
ben resmi tarihe asla inanmadım ve inanmam dost..tarihimizde,yakın tarihimizde ve şimdi de uluslararası dengeler bozulmasın diye göz yumulan o kadar trajik olaylar var ki.. bir dönemin iki acı olayını aktör ve figüranlarıyla anlatmışsınız bu harika şiirde.. kutlarım dost.. sevgim ve saygımla..
çığlığına, sesine selam olsun sevgili Zafer. ne olduğunu bilmeyenler için kısa bir paylaşımda bulundum duyarlı ve rumuzun gibi direnen yüreğini kutluyorum. . . .
"3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar yalnız duygu ve düşünce olan, edebi ve ilmi sınırları pek de aşmıyan Türkçülük, 1944 yılının 3 Mayısında birdenbire hareket oluverdi.
Ali Suaviler, Süleyman Paşalar, Mehmen Eminler, Ziya Gökalplar, Rıza Nurlar yalnız duygu, düşünce, iş Türkçüsü idiler. Hareket Türkçüsü olmamışlardı. Çırağan baskını Türkçü Ali Suavinin siyasi bir hareketiydi. Bunun Türkçülükle ilgisi yoktu. Sıhhiye Vekili olduğu zaman gayri Türkleri atarak yerine Türkleri yerleştiren Rıza Nur fiili Türkçülük yapıyordu. Fakat bu da hareket değildi.
Türkçülükte ilk hareketi 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara'daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususi bir şerefi vardır
Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. Ona bir bayram diyemiyeceğiz.Çünkü yıllarla süren büyük ızdırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşı ile yamanı ayırmak fırsatını vermiştir. O güne kadar tehlikelerden gafil bir çocuk toyluğu ile yürüyen Türkçülük 3 Mayıs'ta gafletten ayrılmış, maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayalin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür.Böyle sağlam bir sonuca varmak için çekilen bunca sıkıntılar boşa gitmiş sayılmaz. Bundan dolayı biz 3 Mayıs'a Türkçülerin günü deyip çıkıyoruz.
Hoşlanmayanlar onu benimsemesin. Yalnız kendilerine benzeyenler, yani Türke benzemeyenler onu yadırgamasın. Biz 3 Mayıs'ı sevmekte devam edeceğiz.
Türkçülük, tek sandığı düşmanına karşı 3 Mayıs hareketini yaparken onun çift olduğunu acı bir deneme ile öğrendi. Bu milli hareketin zaferinden korkan Türkçülük düşmanları, Türkçüleri ortaçağı andıran vahşetlerle hapse atılır ve aleyhlerinde türlü yayınlar yapılırken, onları tartışmaya çağırmak garabetini de gösterdiler. Tarih bunu bağışlamayacak ve Türkçüler günü olan 3 Mayıs, bir gün Türklerin günü olunca onlar tarihin büyük mahkemesinde layık oldukları akıbete uğrayacaklardır.
Türkçüler Toplu veya yalnız, her yerde 3 Mayısı analım. Analım ve Kür Şadın hatırasını yüceltelim...
Ne mümkün zulm ile bidad ile imha-ı hürriyet, Çalış, idraki kaldır muktedirsen ademiyetten!
Duyarlı yüreğini yüreğimle kutluyorum.Her güne umutla bakarken dahada bir umutsuzlaşıyorum nereye gideriz böyle diye bugünümüzün ne farkı var ki 3 mayıslardan sevgili direniş,taviz vere vere bizi bitirecekler, inşallah uyanırızda tüketmek,bitirmek isteyenleri tüketiriz, ne diyeyim yazsakda avaz avaz bağırsak da icratın olmadığı yerde lafla peynir gemisi yürümezmiş.İcratın içinde olmalıyız artık diyorum.Varol nur ol.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.