2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2728
Okunma

Ufak boylu biraz kambur
Yanakları tombul tombul
Bence altmış sen de yetmiş
Sanmayasın işi bitmiş
Ona meyveş nine derdik
Ahvaline pek gülerdik.
Kucağını bucağını
Rab"bim şenlendirmemişti
Bu yüzdendi belki bilmem
Yüzü yerde gezerdi hep
Türlü çeşit meyve vardı
Ninemizin bahçesinde
Mandalina,kiraz,elma
Kimi ayva,kimi nardı
Çocuktuk hem biraz zorba
Alırdık bir naylon torba
Dayanırdık kapısına
Meyveş nine meyveş nine
Meyvelerin inmiş yere
Gözüm hakkı için n"olur
Versen bize bir kaç tane
Tahta evin pancurları
Gıcırtıyla açılırdı
Görünce bizi kapıda
Yüzü hemen asılırdı.
Şöylecene bir süzerdi
Verin torbanızı derdi.
Az beklerdik uz beklerdik
Sessizce çıkıp gelirdi
Onca meyve arasından
Çürük ne varsa verirdi.
Aşkolsun ya meyveş nine
Yapılır mı bu hiç bize
Gayrı gitti bizden günah
Getiririz seni dize
Derken ikindi sonrası
Yanınca kara lambası
Hücum borusu çalardı.
Üşüşürdük ağaçlara,
Hem silkerdik hem de yerdik
Dalgamızı da geçerdik.
Sonra bir gün ömrü bitti
Garip ninem göçüp gitti
Hüzün çöktü içimize
Pek eziktik çokta pişman
Ondan sonra bir kez bile
Giremedik bahçesine
Yıllar sonra anladık ki
Ninemiz o ağaçları
Elleriyle yetiştirmiş
sonra da çocuğu bilmiş.
Canım ninem ,şeker ninem
Ne olursun dön evine
Söz verdik bak bundan böyle
Sen ne versen alacağız
Bahçenden çalmayacağız
5.0
100% (1)