3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
603
Okunma
Bu elimle uzandım tuttum, her bir vebali
Dokunuşta, kıvrımlarda, yandım yıkıldım
Bu gözler, haz duyduğuna kaydı ve geçti
Bu kulakla hep hoş gelen sesleri duydum
Az çok demedim ki…
İçime ılık akan duygu damlasında ısındım
Dudağımın tadına doymadığına yumuldum
Kalp atışlarımın ritmiyle coştum, oynaştım
Gözlerimi fal taşına döndürene yutkundum
Önümü hiç göremedim ki…
Beynimle düşündüm, bedenimle yoğurdum
Burnumun kıvrımlarının keyfince çıldırdım
Tüm bunları ben tek başıma, arsızca yaptım
Tek suçlu benim, istesem de kaçamam ki
Boyumu aşamam ki...
Kendi günahımı başkalarına da yıkamam
Ne ilk ne son veballim oldu, bunlar benimki
Kaçamakça büyür, devleşir kabahatlerim
Yığınlara yüklesem, altından kalkamazlar ki
Suç bunda, ne var ki?
Yargılayan hâkim bulunamaz, yığınlarla pislikten
Ateşe atın yakın beni, kirim kimseye bulaşmasın
Prangaya vurun, götürüp buzullarda dondurun
Eriyişte ortaya saçılmasın diyerek, cürümlerim
Dönülmez artık, çok ileriler ki...
Bir türlü şükrü bilemedim, kendimi de bileyim
Kendimi bir bilebilseydim, HÜDA’yı da bilirdim
Gizemlere dalınca, neler neler yapmadım ki
Yok edin! Yokmuş gibi bu bedeni, ezeli ve ebedi...
AZAP…(13-01-2010)
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.